Anneler Günü’nde ekonomiyi konuşmak biraz tuhaf gelebilir. Çünkü bu ülkede ekonomi denince herkesin aklına önce dolar kuru, faiz kararı, altın fiyatı ya da market rafları geliyor. Oysa gerçek ekonomi ne Merkez Bankası’nda başlar ne de borsada biter. Ekonomi önce mutfakta başlar. Hatta daha doğrusu, annenin “Bu akşam da idare ederiz” cümlesinde başlar.

Türkiye’de ekonominin en güçlü kurumu yıllardır annelerdir. Resmi kayıtlarda görünmezler ama en büyük kriz yönetimini onlar yapar. Maaş yatmadan bir hafta önce evde hâlâ çorba kaynıyorsa, çocukların beslenme çantası eksik gitmiyorsa, bayramda herkesin üstüne yeni bir şey alınabiliyorsa bilin ki orada Nobel seviyesinde bir bütçe yönetimi vardır.

Bugün dünyanın en büyük ekonomistlerini bir Türk annesinin karşısına oturtsanız, ay sonunu nasıl getirdiğini anlayamazlar. Çünkü annelerin kullandığı ekonomik model Excel tablolarıyla değil, vicdanla çalışır. “Ben yedim” deyip aç kalan, “Canım istemedi” diyerek son köfteyi çocuğuna bırakan gizli kahramanlardır onlar.

Bir de işin yatırım tarafı vardır. Anneler dünyanın en uzun vadeli yatırımcısıdır. Bugün harcadığı emeğin karşılığını yıllar sonra bir “Anne haklıymışsın” cümlesiyle alır. Faiz beklemez, temettü istemez, bilanço açıklamaz. Ama bir insan yetiştirir. Üstelik çoğu zaman en zor ekonomik koşullarda…

Biz ekonomiyi hep rakamlarla ölçüyoruz. Oysa bir annenin pazarda etiket değişmeden önce alışveriş yapma refleksi bile başlı başına ekonomik göstergedir. Türk annesi enflasyonu TÜİK’ten önce hisseder. Gramaj küçülmesini ilk o fark eder. Çocuk büyütmenin maliyetini ise hiçbir kurum tam hesaplayamaz.

Ama Anneler Günü sadece biyolojik annelerin günü değildir. Hayata yüreğinden annelik katan kadınların da günüdür bugün. Bir çocuğun büyümesini sadece tahlil sonuçlarıyla değil, gözlerindeki ışıkla takip eden çocuk endokrinolojisi uzmanlarının… Gecesini gündüzüne katıp minik kalplerin sağlıklı bir geleceğe ulaşması için mücadele eden doktorların… Bir öğrencinin elinden tutanın, sokak hayvanını doyuranın, sevgiyi koruyan herkesin…

Çünkü annelik bazen doğurmak değil, bir hayatı ayakta tutmaktır.

Bu yüzden bugün sadece “anne” diye seslenilen kadınların değil, kalbiyle büyüten bütün kadınların günü.

Ve belki de bu ülkenin en sağlam ekonomik modeli hâlâ aynı cümlede gizli:

“Önce çocuklar doysun.”

İyi ki varsınız.
Tüm annelerin ve yüreğinden annelik doğuran kadınların Anneler Günü kutlu olsun.