Borsa İstanbul’da zayıf para girişinin nedeni olarak halka arzlar sık sık gösteriliyor. Oysa halka arz hasılatını “borsadan çekilen para” olarak okumak doğru değil. MKK’ya göre 2026’da 18 Ağustos’a kadar 32 halka arzda 79,53 milyar TL hasılat oluştu. Bu tutar, sermaye piyasası üzerinden gerçekleşen halka arz finansmanını gösteriyor. Halka arzlar talep döneminde likiditeyi geçici olarak bölebilir, ancak borsanın karşısındaki daha kalıcı rekabet yüksek faizli TL araçlarından geliyor.
Halka arz borsadan para çekmiyor
Halka arz, borsanın dışında çalışan bir tasarruf kanalı değil, doğrudan sermaye piyasasının parçası. Bu nedenle 79,53 milyar TL’lik 2026 halka arz hasılatını ikincil piyasadan kalıcı olarak çıkan para gibi değerlendirmek yanıltıcı olur. Daha doğru ifade, bu büyüklüğün halka arzlar yoluyla sermaye piyasasında oluşan finansmanı göstermesidir.
Bununla birlikte halka arzların kısa vadeli likidite etkisi yok sayılamaz. Talep toplama döneminde yatırımcı nakdi yeni paylara yöneldiğinde mevcut hisselerdeki alım gücü birkaç günlüğüne zayıflayabilir. Dağıtım tamamlandıktan sonra kullanılmayan tutarın serbest kalması ise bu etkinin önemli bölümünü geçici hale getirir.
Asıl rekabet yüksek faiz tarafında
TCMB’nin Finansal İstikrar Raporu, Mart 2026 itibarıyla hanehalkı finansal varlıklarının yüzde 31,0’ının TL tasarruf mevduatında, yüzde 3,1’inin para piyasası fonlarında bulunduğunu gösteriyor. İki kalemin toplam payı yüzde 34,1. Doğrudan hisse senedi varlıklarının payı ise yüzde 9,9.
Getiri farkı da bu dağılımı destekliyor. TCMB EVDS verisinde 7 Ağustos haftasında üç aya kadar vadeli TL mevduatın ağırlıklı ortalama faizini yüzde 47,91 olarak yayımladı. Yatırımcı bu seviyede düşük oynaklıklı bir alternatif getiri elde edebildiğinde, hisse senedine geçmek için daha yüksek bir beklenen getiri talep ediyor.
Sorun para yokluğu değil, paranın yönü
Bu nedenle borsadaki ana mesele halka arzların piyasadan para “çekmesi” değil, tasarruf sahibinin borsa ile yüksek faizli TL araçları arasında yaptığı tercih. Halka arz takvimi yoğunlaştığında ikincil piyasada kısa süreli nakit sıkışması görülebilir. Ancak haftalar ve aylar boyunca devam eden düşük risk iştahını açıklamak için faiz rekabeti daha güçlü bir çerçeve sunuyor.
Daha önce yüksek faiz ve borsa dengesi üzerinden de görüldüğü gibi, faiz avantajının azalması borsaya para girişini kolaylaştırabilir. Yine de bu geçiş otomatik değil. Şirket kârlılıkları, değerlemeler, enflasyon beklentileri ve yabancı yatırımcı davranışı yönü belirlemeye devam edecek.
Halka arz değil, alternatif getiri eşiği
Mevcut veriler, halka arzların borsayı kalıcı biçimde yavaşlatan ana unsur olduğu tezini desteklemiyor. Halka arzlar sermaye piyasasına yeni şirket ve yeni işlem hacmi kazandırırken belirli günlerde likiditeyi paylaşabilir. Buna karşılık yüksek mevduat ve para piyasası fonu getirileri yatırımcının her gün karşısında duran alternatif. Borsa için asıl eşik, bu düşük riskli getirinin üzerinde ikna edici bir getiri beklentisi oluşturabilmek.
Bu analiz, TCMB, EVDS ve MKK verilerinin hanehalkı varlık dağılımı, mevduat faizi ve halka arz hasılatı üzerinden; stok ile akım büyüklükleri birbirine karıştırılmadan karşılaştırılması temelinde Endeks24 Analiz Masası tarafından hazırlanmış ve doğruluk ve yöntem tutarlılığı açısından 19 Ağustos 2026 tarihinde gözden geçirilmiştir. Kurul ve analiz ilkeleri
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





