Küresel piyasalarda haftalardır fiyatlanan Ortadoğu’da kalıcı barış beklentileri, ABD ile Çin arasında geçen hafta gerçekleştirilen zirveden somut sonuç çıkmamasıyla zayıfladı. ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Pekin’de yaptığı görüşmelerde İran savaşına ilişkin tansiyonu düşürecek net bir karar açıklanmadı. ABD basınında yer alan haberlerde Washington ve Tel Aviv yönetimlerinin İran’a yönelik olası operasyon hazırlıklarını hızlandırdığı iddia edildi.
İran tarafı ise Hürmüz Boğazı’nın yalnızca İran ile iş birliği yapan ülkelere açık olacağını duyurdu. ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın boğazdaki enerji akışının yaz aylarında yeniden başlayabileceğine yönelik açıklamaları, enerji piyasalarındaki kırılganlığın sürdüğüne işaret etti. Görüşmelerden çıkan en net sonuç ise ABD ile Çin’in belirli ürünlerde karşılıklı gümrük vergilerini düşürme kararı oldu.
İçeride piyasaların odağında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın savaş sonrası gerçekleştirdiği ilk Enflasyon Raporu toplantısı vardı. TCMB Başkanı Fatih Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 18’den yüzde 26’ya yükselttiklerini açıkladı. Banka ayrıca yüzde 16 seviyesindeki ara hedefin yüzde 24’e çıkarıldığını duyurdu.
Karahan, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bozulma oluşması halinde para politikasının daha da sıkılaştırılabileceğini belirtti. Bu açıklamalar sonrası piyasalarda faiz indirim sürecinin ötelenebileceği beklentisi güç kazandı. Citigroup, TCMB’nin politika faizini yıl sonunda piyasa beklentisi olan yüzde 32 yerine yüzde 34,5 seviyesinde tutabileceğini öngördü.
Borsa İstanbul’da kritik destek hattı izleniyor
Nisan ayı başından itibaren TL bazında tarihi zirvelerini test eden Borsa İstanbul’da son günlerde satış baskısı belirginleşti. 11 Mayıs’ta 15 bin 200 puanın üzerini gören BİST 100 Endeksi, haftayı 14 bin 367 puandan tamamladı. Böylece zirve seviyesine göre geri çekilme yüzde 5,5’e ulaştı.
Piyasa uzmanları, yüksek faiz ortamının hisse piyasaları üzerindeki en önemli baskı unsuru olmaya devam ettiğini değerlendiriyor. Mevduat ve para piyasası fonlarının yıl sonuna kadar yüzde 20-21 bandında getiri sunma potansiyeli taşıması, borsaya yeni para girişini sınırlıyor. Endeksin yıl sonunda sabit getirili yatırım araçlarının üzerinde performans gösterebilmesi için 17 bin 500 puanın üzerine yerleşmesi gerektiği hesaplanıyor.
Teknik görünümde 14 bin 350 puan seviyesi kısa vadeli ilk destek noktası olarak izleniyor. Bu seviyenin aşağı yönlü kırılması halinde satışların 14 bin 100 puana kadar derinleşebileceği belirtiliyor. 14 bin 100 puanın altında ise algoritmik satışların hızlanabileceği değerlendiriliyor.
Petrol ve altın fiyatları yön arayışında
Küresel piyasalarda enerji fiyatları da risk iştahı üzerinde belirleyici olmayı sürdürüyor. Brent petrolün varil fiyatının 90 dolar seviyesinin altına kalıcı şekilde gerileyememesi, özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından enflasyon baskısının devam edeceğine işaret ediyor.
Altın fiyatlarında ise savaş riskine rağmen kâr realizasyonları dikkat çekti. Ons altın geçen hafta 4 bin 539 dolara gerilerken, 4 bin 500 dolar seviyesinin altında satış baskısının hızlanabileceği belirtiliyor. ANZ Group Holdings ise Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin küresel büyümeyi yavaşlatabileceği ve merkez bankalarını yeniden gevşeme yönünde adım atmaya zorlayabileceği beklentisiyle altının 2027 ortasına kadar 6 bin dolara yükselebileceğini öngördü.
Yasal Uyarı: Bu içerik yatırım danışmanlığı kapsamında değildir; yatırım kararları için lisanslı aracı kurumlara ve yatırım danışmanlarına başvurulması önerilir.





