Borsa İstanbul’da satış baskısı yeni haftada hızlandı. Geçtiğimiz haftayı yüzde 4,5’in üzerinde kayıpla kapatan BİST 100 endeksi, pazartesi sabahı açılış sonrası düşüşünü derinleştirerek saat 10.45 itibarıyla yüzde 1,75 geriledi ve 14.116,56 puana indi. Gün içinde en düşük 14.098,99 seviyesi görüldü.

Endeksteki kayıp 251 puanı aşarken toplam işlem hacmi 32,4 milyar liraya ulaştı. Açılışta yüzde 0,24 düşüş gösteren endekste satışların özellikle bankacılık hisselerinde yoğunlaştığı görüldü. Bankacılık endeksi yüzde 0,62 gerilerken holding endeksindeki kayıp yüzde 0,19 oldu.

Altın ve gümüşte sert düşüş sonrası gözler Fed’de
Altın ve gümüşte sert düşüş sonrası gözler Fed’de
İçeriği Görüntüle

Asıl kritik eşik ise 14.100 puan seviyesinde oluştu. Teknik görünümde kısa vadeli destek olarak izlenen bu seviyenin test edilmesi, piyasada risk algısının yeniden bozulduğuna işaret etti. Analistler 14.000 puanın altında kalıcı fiyatlamaların görülmesi halinde satış baskısının yeni bir banda taşınabileceğini değerlendiriyor.

Jeopolitik baskı yeniden fiyatlanıyor

Piyasalardaki tedirginliğin merkezinde Orta Doğu’daki kırılgan ateşkes süreci yer aldı. ABD/İsrail ile İran arasında kalıcı uzlaşmaya yönelik somut adım oluşmaması, yatırımcıların güvenli liman eğilimini güçlendirdi. Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz trafiğinin halen tam normalleşmemesi enerji fiyatları üzerindeki risk primini yüksek tuttu.

Brent petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskının sürmesi, ulaştırma ve turizm hisselerinde satışları hızlandırdı. Günün ilk bölümünde sektör endeksleri arasında en sert kayıp yüzde 1,20 ile turizm sektöründe görüldü. Tekstil deri endeksi ise yüzde 1,10 yükselerek pozitif ayrıştı.

Piyasanın odaklandığı temel risk bu noktada büyüdü. Jeopolitik gerilim yalnızca enerji maliyetleri üzerinden değil, küresel fon akımları üzerinden de gelişen ülke piyasalarını baskılıyor. Türkiye gibi yüksek yabancı payı hassasiyetine sahip piyasalar, riskten kaçış dönemlerinde daha sert fiyat hareketleri yaşayabiliyor.

Trump-Şi görüşmesi beklentiyi karşılamadı

Küresel piyasalarda baskıyı artıran ikinci unsur ise ABD ile Çin arasındaki temaslardan güçlü ekonomik mesajların çıkmaması oldu. ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında geçen hafta yapılan görüşmede ticaret ve büyüme görünümünü destekleyecek yeni politika sinyallerinin verilmemesi, küresel risk iştahını sınırladı.

Özellikle sanayi metalleri ve gelişmekte olan ülke borsalarında görülen zayıf görünüm, yatırımcıların daha korumacı pozisyon aldığına işaret ediyor. ABD tahvil faizlerindeki yüksek seyir de gelişen piyasa varlıkları üzerindeki baskıyı artırıyor.