İstanbul Altın Rafinerisi ve ilişkili şirketlere yönelik yürütülen soruşturmada, aralarında şirket sahibi Özcan Halaç’ın da bulunduğu 44 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüphelilerin TCMB’nin döviz dönüşüm desteği sistemini hileli yöntemlerle kullanarak kamu zararına yol açtıkları iddia edildi.
İddianamede, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ihracat yoluyla ülkeye döviz kazandıran şirketlere sağladığı yüzde 3 destek mekanizmasının organize şekilde istismar edildiği belirtildi. Savcılık, ithal edilen altının yurt içinde eritildiğini, kimyasal işlemlerden geçirilerek işlenmiş ürün gibi gösterildiğini ve bu yöntemle yeniden ihraç edilerek devlet desteği alındığını kaydetti.
Soruşturma kapsamında, İAR AŞ’nin yanı sıra Gram Altın Kıymetli Madenler Rafineri San. ve Tic. AŞ, İstanbul Gümüş Rafinerisi AŞ ve ilişkili şirketlerin yöneticileri ile çalışanları üzerine çok sayıda yeni şirket kurulduğu aktarıldı. İddianamede, özellikle 15 Ekim 2024 sonrasında TCMB uygulama talimatındaki değişikliklerin ardından aynı adreslerde kısa aralıklarla şirket kuruluşlarının yoğunlaştığı belirtildi.
Savcılık, paravan şirketler üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde “koloidial altın” adı verilen altın karışımlı sıvıların kullanıldığını, bu ürünlerin Dubai merkezli Fine Gold isimli şirkete ihraç edildiğini öne sürdü. Tüm şirketlerin birbiriyle organik bağ içinde hareket ettiği ve organizasyonun merkezi kontrol altında yönetildiği iddia edildi.
İddianamede, toplam 543 milyon 634 bin 253 dolarlık ihracat işlemi üzerinden yüzde 3 devlet desteği alındığı ve devletin 12 milyon 537 bin 560 dolar zarara uğratıldığı belirtildi. Savcılık, söz konusu yapının “örgütlü ve sistematik” biçimde hareket ettiğini vurguladı.
Özcan Halaç, Zeynep Başak Halaç ve Ayşen Esen hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamak” ve “kamu kurumlarının zararına dolandırıcılık” suçlamalarıyla 143 yıldan 652 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Diğer 41 şüpheli hakkında ise 11 yıldan 36 yıla kadar değişen hapis cezaları istendi. İddianame değerlendirilmek üzere asliye ceza mahkemesine gönderildi.
TCMB destek sistemi yeniden tartışmaya açıldı
Soruşturma dosyası, ihracat destek mekanizmalarının denetimi ve kıymetli maden ticaretindeki kontrol süreçlerini yeniden gündeme taşıdı. Özellikle döviz kazandırıcı faaliyetlere yönelik teşviklerin, gerçek ekonomik faaliyet ile finansal işlem ayrımının yeterince denetlenip denetlenmediği tartışılıyor.
Uzmanlar, soruşturmanın yalnızca cezai boyut taşımadığını, aynı zamanda TCMB destek programları ile kıymetli maden ihracatındaki düzenleyici çerçeve açısından da yeni denetim adımlarını tetikleyebileceğini değerlendiriyor.




