Türkiye’de 2001 finansal krizinin ardından sistemin parçası haline gelen varlık yönetim şirketlerinin bankalardan devraldığı batık kredi stoku tarihi zirveye çıktı. Finansal Kurumlar Birliği’nin (FKB) 2025 son çeyrek verilerine göre sektörde faaliyet gösteren 28 varlık yönetim şirketinin bugüne kadar bankalardan devraldığı toplam sorunlu kredi tutarı 199 milyar 916,4 milyon TL’ye ulaştı.
Devralınan kredilerin 71,1 milyar lirasını ticari krediler, 128,8 milyar lirasını ise bireysel kredi ve diğer alacaklar oluşturdu. Şirketlerin halen tahsil etmeye çalıştığı aktif portföy büyüklüğü ise 165 milyar 750,2 milyon TL seviyesinde bulunuyor. Tarihsel toplam ile mevcut portföy arasındaki yaklaşık 34,2 milyar liralık fark; tahsil edilen, yapılandırılan veya değersiz hale geldiği için silinen alacaklardan oluşuyor.
Sektör verileri, bireysel borç yükündeki bozulmanın boyutunu da ortaya koydu. 2025 sonu itibarıyla varlık yönetim şirketlerinin takip ettiği borçluların sayısı 3 milyon 691 bin 899 bireysel müşteri ve 518 bin 501 ticari işletme olmak üzere toplam 4 milyon 210 bin 40’a ulaştı. Türkiye’nin yetişkin nüfusu dikkate alındığında yaklaşık her 17 kişiden birinin batık kredi borçlusu olduğu hesaplanıyor.
Borçlu başına birden fazla takip dosyası bulunması nedeniyle toplam batık kredi dosya sayısı ise 9 milyon 535 bin 944 seviyesine çıktı. Bunun 8,2 milyon adedi bireysel kredi ve kredi kartı borçlarından oluşurken, yaklaşık 1,3 milyon dosya ticari işletmelere ait bulunuyor.
Takipteki kredi hacmi hızlandı
BDDK verileri, yalnızca varlık yönetim şirketlerine devredilen kredilerde değil, bankacılık sistemindeki takipteki alacaklarda da güçlü artış yaşandığını gösteriyor. 26 Aralık 2025 itibarıyla 578,1 milyar TL olan takipteki kredi hacmi, 8 Mayıs 2026 haftasında yüzde 23,3 artışla 712,7 milyar TL’ye yükseldi. Aynı dönemde toplam kredi büyümesinin yüzde 12 seviyesinde kalması, sorunlu alacak artışının kredi genişlemesinin yaklaşık iki katına ulaştığını ortaya koydu.
Takipteki bireysel borçların 153,6 milyar liralık kısmını kredi kartları, 136,6 milyar lirasını ihtiyaç kredileri oluşturdu. Ticari tarafta ise yaklaşık 250 milyar liralık KOBİ kredisi sorunlu kredi kategorisinde yer aldı.
Bankalar neden satışa yöneliyor
Bankalar, tahsil kabiliyeti zayıflayan kredileri bilançolarından çıkarmak amacıyla varlık yönetim şirketlerine toplu portföyler halinde satıyor. Sektördeki genel uygulamaya göre bireysel kredi ve kredi kartı borçları nominal değerinin yüzde 3-10’u seviyesinde el değiştirirken, teminatlı ticari kredilerde bu oran yüzde 15-40 bandına kadar çıkabiliyor.
Varlık yönetim şirketleri ise satın aldıkları alacakları yapılandırma, indirimli ödeme teklifleri veya hukuki süreçlerle tahsil etmeye çalışıyor. Şirketlerin kârlılığı, satın alma maliyeti ile tahsil edilen tutar arasındaki fark üzerinden şekilleniyor.




