Küresel piyasalarda haftanın ilk işlem gününde güvenli liman talebi yeniden öne çıktı. Orta Doğu’daki jeopolitik tansiyonun enerji arzı üzerindeki etkisine yönelik endişeler, petrol fiyatlarını yukarı taşırken ABD tahvil faizlerindeki yükseliş doların büyük para birimleri karşısında güç kazanmasına yol açtı.
Dolar endeksi 99,393 seviyesine yükselirken euro 1,1609 dolara, sterlin ise 1,3305 dolara geriledi. Risk iştahındaki zayıflama emtia ve gelişen ülke para birimleri üzerinde de baskı yarattı. Avustralya doları yüzde 0,4 düşüşle 0,7121 dolara inerken Yeni Zelanda doları 0,5827 dolar seviyesinde yatay seyretti.
Enerji piyasalarında ilk fiyatlama dalgası sert gerçekleşti. Brent petrol kontratı gün içinde 108,60 doları test ederken işlemler 107,76 dolar seviyesinde dengelendi. Gün içi en düşük seviye ise 103,59 dolar oldu. Piyasada arz kesintisi riskinin tam ölçekli bir enerji şokuna dönüşüp dönüşmeyeceği yakından izleniyor.
ABD tahvil piyasasında ise satış baskısı sürdü. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,60 seviyesine yakın kalırken iki yıllık tahvil faizi yüzde 4,08 düzeyinde işlem gördü. Yükselen enerji maliyetlerinin enflasyon görünümünü bozabileceği beklentisi, yatırımcıların Federal Rezerv’in faiz indirim sürecine ilişkin beklentilerini yeniden sınırlamasına neden oldu.
Japon yeni üzerindeki baskı da dikkat çekti. USD/JPY paritesi 158,84 seviyesine yükselirken piyasalarda olası Japonya müdahalesine ilişkin beklentiler yeniden güç kazandı. Yenin zayıflaması Asya piyasalarında volatiliteyi artıran başlıklardan biri olarak öne çıktı.
Tahvil piyasası yeniden belirleyici oluyor
Küresel piyasalarda son haftalarda hisse senedi fiyatlamalarının önüne geçen temel unsur tahvil getirileri oldu. ABD’de uzun vadeli faizlerin yüzde 4,60 üzerinde kalması, doların taşıma avantajını artırırken gelişmekte olan ülke varlıklarından çıkış riskini de gündemde tutuyor.
Petrol fiyatlarında görülen yükselişin kalıcı hale gelmesi halinde enerji ithalatçısı ekonomiler üzerinde maliyet baskısının derinleşebileceği değerlendiriliyor. Hürmüz Boğazı’na yönelik risklerin sürmesi durumunda enerji lojistiğinde yeni kırılmaların oluşabileceği belirtiliyor.
Yasal Uyarı: Bu içerik yatırım danışmanlığı kapsamında değildir; yatırım kararları için lisanslı aracı kurumlara ve yatırım danışmanlarına başvurulması önerilir.





