Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) analitik bilanço verileri, para politikasının uygulama araçlarında dikkat çekici bir değişime işaret ediyor. 13 Mart haftası itibarıyla hesaplanan verilere göre, TCMB bu ay toplamda 23,6 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştirerek geçen yılın nisan döneminden bu yana en yüksek müdahale seviyesine ulaştı. Bu satışlara rağmen brüt rezervlerin 189,4 milyar dolar, swap hariç net rezervlerin ise 54,2 milyar dolar seviyesinde tutunması, bankanın müdahale kapasitesinin sürdüğünü kanıtlıyor.
Tahvil ihalelerinde stratejik mola
Yılın ilk aylarında likiditeyi desteklemek amacıyla yoğunlaşan tahvil alımlarında frene basıldı. Ayın ilk günlerinde her gün 8 ihale ile devam eden alımlar, TCMB tahvil portföyünün 416,6 milyar TL’ye ulaşarak yıllık 450 milyar TL’lik hedefe yaklaşmasıyla 10 Mart’tan itibaren durduruldu. Bu hamle, piyasa faizlerinde bir miktar yükselişe izin verildiği ve kredi faizleri üzerinden ekonomide dengeleyici bir yavaşlamanın hedeflendiği şeklinde değerlendiriliyor.
Cari açık projeksiyonu yukarı yönlü revize edildi
Dışsal şokların ve enerji fiyatlarındaki oynaklığın etkisiyle cari denge üzerindeki baskı artıyor. Petrol fiyatlarının 80 dolar bandında seyrettiği iyimser senaryoda bile cari açık beklentisi, yöntem değişiklikleri ve birincil gelir dengesindeki faiz ödemelerinin etkisiyle 53 milyar dolara revize edildi. Enerji maliyetlerinin yükselmeye devam etmesi durumunda, döviz rezervleri üzerindeki baskının artabileceği öngörülüyor.
Sıkılaşma adımları ve makro dengeler
Piyasa analistleri, kurların dalgalanmaya bırakılmasının enflasyon geçişkenliği nedeniyle bir alternatif olarak görülmediği bu dönemde, finansal koşulların sıkılaşmasına izin verilmesini olumlu bir adım olarak görüyor. Özellikle jeopolitik risklerin arttığı senaryolarda, şokun finansal göstergelere yansımasına müsaade edilmesinin, 2020 sonrası yaşanan büyük makro dengesizliklerin tekrarını önlemek adına kritik olduğu vurgulanıyor





