Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, kredi kartı kullanımındaki hızlı artışın ekonomide yeni bir borç baskısı oluşturduğunu söyledi. Türkiye’de toplam kredi kartı sayısının 147 milyona ulaştığını belirten Palandöken, “Her iki kişiden biri mutlak borçlu. Vatandaşın kredi kartı borcu yaklaşık 3 trilyon TL seviyesinde” dedi.
Kredi kartlarının günlük yaşamın temel ödeme araçlarından biri hâline geldiğini belirten Palandöken, kayıtlı ekonomiyi destekleyen bu sistemin aynı zamanda yüksek faiz yükü nedeniyle ciddi bir finansal baskı yarattığını ifade etti. Vatandaşın temel ihtiyaç harcamalarında dahi kredi kartına yöneldiğini söyleyen Palandöken, mevcut faiz yapısının sürdürülebilir olmadığını dile getirdi.
Palandöken, Bankalar Birliği ve finans sektörüne kredi kartı faizlerinde düzenleme çağrısı yaptı. Özellikle asgari ödeme tutarlarının yüksek faiz nedeniyle borç stokunu büyüttüğünü belirten TESK Başkanı, yapılandırma süreçlerinin genişletilmesi gerektiğini savundu.
Esnafın finansman baskısı derinleşiyor
TESK verilerine göre yalnızca bireysel kullanıcılar değil, küçük işletmeler de kredi kartı limit baskısıyla karşı karşıya bulunuyor. Ticari kredi kartı kullanan esnafın önemli bölümünün limitlerini doldurduğu ve yeni ürün tedarik etmekte zorlandığı belirtiliyor.
Palandöken, işletmelerin asgari ödeme yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen faiz maliyetleri nedeniyle borçlarını çevirmekte zorlandığını söyledi. Özellikle iç talepteki yavaşlama ve yüksek finansman maliyetlerinin küçük işletmeler üzerinde ek baskı oluşturduğu değerlendiriliyor.

Piyasa etkisi açısından bireysel kredi kartı borçluluğundaki yükselişin bankacılık sektöründe takipteki alacak riskini artırabileceği gözlemleniyor. Tüketim harcamalarının kredi kartına bağımlı hâle gelmesi, iç talep dinamiklerinin sürdürülebilirliği açısından da yakından izleniyor.
Tüketici borçluluğu modellemeleri iç talepte kırılganlık riskini öne çıkarıyor.
ANALİZ:Türkiye’de kredi kartı kullanımındaki sert yükseliş, yüksek enflasyon ve reel gelir baskısının tüketici davranışları üzerindeki etkisini daha görünür hâle getiriyor. 2026 itibarıyla faiz oranlarının yüksek seyrini koruması ve hane halkı gelir artışının enflasyonun gerisinde kalması, kredi kartını kısa vadeli finansman aracına dönüştürmüş durumda.
Makroekonomik çerçevede bakıldığında kredi kartı harcamaları iç tüketimin canlı kalmasını desteklerken, aynı zamanda finansal kırılganlık üretme riski taşıyor. TCMB’nin sıkı para politikası nedeniyle ihtiyaç kredilerine erişimin zorlaşması, bireysel harcamaların daha fazla kredi kartı üzerinden finanse edilmesine yol açıyor. Bu durum, kısa vadede tüketimi desteklese de orta vadede tahsilat ve ödeme dengesi açısından sistemik baskı oluşturabilir.
Sektörel açıdan değerlendirildiğinde özellikle perakende, gıda ve küçük ölçekli ticaret işletmeleri kredi kartı kullanımına yüksek bağımlılık gösteriyor. Esnaf tarafında ticari kredi kartlarının işletme sermayesi aracı hâline gelmesi dikkat çekiyor. Küresel emsallerle karşılaştırıldığında Türkiye’de kredi kartı borçluluğunun gelir artış hızına kıyasla daha hızlı büyüdüğü görülüyor.
Finansal görünüm
Rasyo / Veri 2025G 2026T 2027T Sektör Eğilimi Bireysel kredi kartı borcu 2,2 trilyon TL 3 trilyon TL+ 3,6 trilyon TL Artış eğilimi Takipteki alacak riski %3,1 %4,4 %4,8 Yükseliş Tüketici harcamalarında kart payı %54 %61 %64 Güçleniyor Reel gelir görünümü Negatif Sınırlı toparlanma Dengelenme Kırılgan Açıklama: G = Gerçekleşen, T = Tahmin
Ana senaryoda (%60 olasılık) kredi kartı kullanımındaki artışın sürmesi ancak yapılandırma ve regülasyon adımlarıyla sistemik riskin kontrollü kalması bekleniyor. Olumlu senaryoda (%20 olasılık) enflasyonda kalıcı düşüş ve faiz gevşemesiyle hane halkı ödeme kapasitesinin güçlenmesi öngörülüyor. Olumsuz senaryoda (%20 olasılık) ise işsizlikte artış ve tahsilat sorunlarının büyümesi bankacılık sektöründe takipteki alacak oranlarını yukarı taşıyabilir.
Risk tarafında yüksek faiz maliyetleri, reel gelir kaybı ve bireysel ödeme kapasitesindeki zayıflama izleniyor. Fırsat tarafında ise dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşması, kayıtlı ekonominin büyümesi ve finansal teknolojilerin kredi yönetiminde yeni çözümler üretmesi dikkat çekiyor.
Kısa vadede kredi kartı faizleri ve yapılandırma düzenlemeleri piyasaların odağında kalabilir. Orta vadede ise enflasyon görünümü ve ücret artışlarının tüketici borçluluğu üzerindeki etkisi belirleyici olacak.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için: https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu
Yasal Uyarı: Bu içerik yatırım danışmanlığı kapsamında değildir; yatırım kararları için lisanslı aracı kurumlara ve yatırım danışmanlarına başvurulması önerilir.




