Air Antilles 69 milyon dolarlık borçla iflas etti
Air Antilles 69 milyon dolarlık borçla iflas etti
İçeriği Görüntüle

Bloomberg Economics ekonomistleri Selva Bahar Baziki ve Andrei Sokol, TCMB’nin 2026 yıl sonu enflasyon hedef ve tahminlerine ilişkin dikkat çeken bir analiz yayımladı. Ekonomistlerin geliştirdiği istatistiksel modele göre Türkiye’de yıl sonu enflasyonunun yaklaşık yüzde 35 seviyesinde gerçekleşme olasılığı öne çıkarken, TCMB’nin yüzde 24 hedefinin piyasa dinamiklerinden belirgin şekilde ayrıştığı değerlendirildi.

Paylaşılan analizde, TCMB’nin resmi hedeflerinin mevcut piyasa beklentilerine kıyasla daha iyimser kaldığı belirtildi. Bloomberg Economics’in baz senaryosunda yıl sonu enflasyonu yüzde 29 seviyesinde konumlanırken, model dağılımının üst bandında yüzde 35’e yaklaşan sonuçların ağırlık kazandığı görüldü. Grafiklerde, yüzde 28’in altında gerçekleşecek bir enflasyon patikasının ise istatistiksel olarak “yaklaşık yüzde 0” olasılıkla değerlendirildiği aktarıldı.

Ekonomistlerin değerlendirmesi, son aylarda hizmet enflasyonundaki katılık, ücret ayarlamaları ve kur geçişkenliğinin dezenflasyon sürecini yavaşlatabileceği yönündeki tartışmaların yoğunlaştığı dönemde geldi. Özellikle iç talepteki direnç ve beklenti yönetimindeki kırılganlıkların, para politikasının etkinliği üzerindeki baskıyı artırdığına işaret ediliyor.

Baziki’nin geçmişte TCMB’de ve Boston Fed araştırma departmanında görev yapmış olması, analizin piyasalarda daha yakından takip edilmesine neden oldu. Sokol’un ise ECB ve İngiltere Merkez Bankası’ndaki deneyimi nedeniyle Avrupa merkez bankacılığı perspektifinden değerlendirmeler sunduğu belirtiliyor.

TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın enflasyon sunumunda paylaştığı hedef patikası, Bloomberg Economics’in yüzde 35’lik model tahminiyle yeniden tartışma konusu oldu.

Piyasa beklentileriyle fark açılıyor

Bloomberg Economics’in model çıktıları, TCMB’nin yüzde 24 hedefi ile piyasa fiyatlamaları arasındaki makasın genişlemeye devam ettiğine işaret ediyor. Son dönemde anket bazlı beklentilerde yukarı yönlü revizyonların hız kazanması, tahvil faizleri ve TL varlıklardaki risk priminin de yeniden gündeme taşınmasına neden oluyor.

Kurumsal yatırımcılar açısından dikkat çeken unsur ise, enflasyon beklentilerindeki bozulmanın yalnızca kısa vadeli fiyat hareketlerinden değil, orta vadeli beklenti setinden de beslenmesi. Bu durumun, TCMB’nin iletişim politikası ve faiz patikasına ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirebileceği değerlendiriliyor.

Rasyolar ve beklenti modellemeleri dezenflasyon patikasında yukarı yönlü riskleri öne çıkarıyor.


ANALİZ:

Türkiye ekonomisinde dezenflasyon sürecinin temel kırılma noktası, yalnızca mevcut enflasyon seviyesi değil; beklentilerin hangi hızda çıpalanabildiği olarak öne çıkıyor. Bloomberg Economics’in yayımladığı modelleme, piyasanın TCMB’nin resmi tahmin setine olan mesafesinin halen yüksek seyrettiğini gösteriyor. Özellikle yüzde 24 hedefinin altında kalan olasılık dağılımının neredeyse sıfırlanması, para politikasının güvenilirliği açısından dikkatle izleniyor.

Makro tarafta ücret artışları, hizmet sektörü enflasyonu ve kur geçişkenliği üçlü yapısı öne çıkıyor. 2026 boyunca iç talepte kontrollü yavaşlama hedeflense de kredi dinamikleri ve maliye politikası kaynaklı destekleyici unsurların enflasyon üzerindeki baskıyı tamamen ortadan kaldırmadığı gözlemleniyor. Küresel tarafta ise FED ve ECB’nin faiz indirim döngüsünün gelişen ülke para birimlerine destek sağlayabileceği düşünülse de Türkiye özelinde risk primi halen belirleyici değişken konumunda bulunuyor.

Beklentiler neden yukarıda kalıyor

Piyasa fiyatlamaları ile TCMB hedefleri arasındaki farkın temel nedeni, geçmiş yıllardaki tahmin sapmalarının beklenti davranışlarını bozmuş olması olarak değerlendiriliyor. Özellikle şirketlerin fiyatlama davranışlarında “ileriye dönük maliyet yansıtma” eğilimi sürerken, bu durum enflasyondaki katılığı artırıyor.

Bloomberg Economics’in yüzde 35’e yakın dağılım üretmesi, mevcut piyasa eğrisinin de tamamen dışında değil. Tahvil piyasasında uzun vadeli faizlerin yüksek seyretmesi ve mevduat faizlerindeki yukarı yönlü eğilim, yatırımcıların dezenflasyon sürecine temkinli yaklaştığını gösteriyor.

Üç senaryolu görünüm

Ana senaryo (%55 olasılık)
TCMB’nin sıkı para politikası korunurken iç talepte kontrollü yavaşlama sürer. Kur oynaklığı sınırlı kalır ve yıl sonu enflasyonu yüzde 30–35 bandında gerçekleşir. Bloomberg’in baz senaryosu bu patikaya yakın konumlanıyor.

Olumlu senaryo (%20 olasılık)
Gıda fiyatlarında normalleşme, enerji maliyetlerinde düşüş ve güçlü sermaye girişiyle TL istikrar kazanır. Beklentiler daha hızlı iyileşir ve enflasyon yüzde 28–30 bandına yaklaşabilir.

Olumsuz senaryo (%25 olasılık)
Kur geçişkenliği yeniden hızlanır, ücret ayarlamaları beklentileri bozar ve hizmet enflasyonu kalıcı hale gelir. Bu durumda yıl sonu enflasyonu yüzde 40 seviyesine yaklaşabilir.

Risk ve fırsat dengesi

Risk tarafında beklenti bozulması, rezerv dinamikleri, küresel risk iştahındaki zayıflama ve maliyet enflasyonu izleniyor. Özellikle kur oynaklığının yeniden hız kazanması durumunda fiyatlama davranışlarının daha da bozulabileceği değerlendiriliyor.

Fırsat tarafında ise sıkı para politikasının kararlılıkla sürdürülmesi, rezerv birikiminin devam etmesi ve küresel faiz indirim döngüsünün gelişen ülkelere sermaye akışını desteklemesi öne çıkıyor. Bu katalistlerin gerçekleşmesi halinde dezenflasyon sürecinin piyasa güvenini yeniden güçlendirme potansiyeli bulunuyor.

Kısa vadeli ve orta vadeli görünüm

Kısa vadede piyasaların odağı TCMB’nin iletişim tonu, aylık enflasyon eğilimi ve rezerv verilerinde olacak. Özellikle çekirdek enflasyon göstergelerinde kalıcı iyileşme görülmeden piyasa beklentilerindeki yukarı yönlü eğilimin tamamen kırılması zor görünüyor.

Orta vadede ise dezenflasyonun başarısı yalnızca faiz seviyesiyle değil, beklenti yönetimi ve mali disiplinin eş zamanlı uygulanabilmesiyle şekillenecek. Piyasalar, TCMB’nin hedef setinden çok gerçekleşen veri akışına odaklanmayı sürdürüyor.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için: https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Bu içerik yatırım danışmanlığı kapsamında değildir; yatırım kararları için lisanslı aracı kurumlara ve yatırım danışmanlarına başvurulması önerilir.