Avrupa Birliği’nin çelik ithalatına yönelik yeni kota planı, Rusya’nın saldırıları altında ekonomik dayanıklılığını korumaya çalışan Ukrayna’da alarm yarattı. Brüksel yönetimi, 1 Temmuz 2026 itibarıyla çelik ithalat kotalarını %47 azaltmayı ve ek ithalata %50 gümrük tarifesi uygulamayı planlıyor. Düzenleme, küresel çelik piyasasında özellikle Çin kaynaklı arz fazlasına karşı Avrupa sanayisini koruma amacı taşıyor.
Ancak Ukraynalı üreticiler ve yetkililer, yeni sistemin Kiev’in en kritik ihracat kalemlerinden birini sert şekilde baskılayacağını savunuyor. Ukrayna’nın çelik ve madencilik devi olan Metinvest, kararın Avrupa pazarına erişimi fiilen ortadan kaldırabileceğini belirtti.
Metinvest CEO Ofisi Başkanı Oleksandr Vodoviz, AB’nin planladığı kota daralmasının Ukraynalı şirketlerin Avrupa’ya teslimat yapma kapasitesini ciddi biçimde sınırlayacağını söyledi. Şirket, Ukrayna’nın AB’ye yaptığı çelik ihracatının yarısından fazlasını temsil ediyor.
AB tarafı ise düzenlemenin Dünya Ticaret Örgütü kuralları çerçevesinde tüm ticaret ortaklarına uygulanacağını belirtiyor. Ukrayna’nın AB ile serbest ticaret anlaşması bulunmasına rağmen kota kısıtlamalarının Kiev’i de kapsayacağı ifade edildi.
AB içinde Çin baskısı belirleyici oldu
Yeni kota mekanizması, Fransa, İspanya ve Polonya öncülüğündeki ülkelerin Avrupa çelik sanayisini koruma yönündeki baskısının ardından gündeme geldi. Avrupa üreticileri, Çin’in aşırı üretiminin ithalatı artırdığını ve kıta genelinde fabrikaların düşük kapasiteyle çalışmasına yol açtığını savunuyor.
Avrupa Komisyonu, Ukrayna dahil yaklaşık 20 ülkeyle ayrı kota pazarlıkları yürütüyor. Yetkililere göre Brüksel, Ukrayna’ya yıllık 713 bin tonluk gümrüksüz kota önerdi. Oysa Kiev yönetimi, 2025 yılında AB’ye yaklaşık 2,65 milyon ton çelik ihracatı gerçekleştirdi.
Ukraynalı yetkililer, önerilen seviyenin geçen yılki ihracata göre yaklaşık %70 düşüş anlamına geldiğini belirtiyor. Kiev, bunun savaş finansmanı açısından kritik olan ihracat gelirlerinde 1 milyar Euro’ya kadar kayıp yaratabileceğini değerlendiriyor.
Komisyon ise Ukrayna’nın “özel koşullarını dikkate alacağını” ve ülkeye belirli düzeyde korumalı erişim sağlanacağını açıkladı. Avrupa Parlamentosu’nda dosyadan sorumlu isimlerden Karin Karlsbro da Ukrayna’nın aday ülke statüsü ve güvenlik koşulları nedeniyle farklı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Metinvest yönetimi ayrıca alternatif pazar bulmanın kısa vadede mümkün olmadığını belirtiyor. Şirket, Türkiye ve Rusya gibi üreticilerin daha düşük enerji maliyetleriyle rekabet avantajına sahip olduğunu ve Avrupa’nın Ukrayna için temel pazar olmaya devam ettiğini ifade ediyor.
AB’nin ticaret korumacılığı ile Ukrayna’nın savaş ekonomisi arasındaki denge, yeni müzakere sürecinin yönünü belirliyor.




