#SSAAT 📍 Halka arz olacak şirketlerin ne izahnamesi ne de fiyat tespit raporları doğru dürüst okunur, incelenir. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunur hele ki bu sosyal medyada! Üfürükçü hocalar yalandan bir şey üfürür, avaneleri, hocalarını alkışlarken avuçları patlar!
Evrak incelemelerini bir kenara koyalım, şirket sahipleri-ortakları çeşitli mecralarda-TV'lerde programlara çıkarlar, kendilerini-şirketlerini tanıtırlar. Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya'da 'Ekonomi Servisi' adlı YouTube kanalında açıklamalar yapmıştı. Aşağıdaki kırptığım videoda diyor ki; "Normalde %20 ve üzerinde hisse satmamız gerekiyor, teşviklerden yararlanabilmemiz için. Ama hisse fiyatımız o kadar ucuz kaldı ki, dedik, biz %10'unu satalım. +2 puan satmamızdaki sebepte, dediler ki '%10 az olabilir, yatırımcılar sinirlenebilir, 2 puan daha satma hakkımız olsun', ona da peki dedik."
Bilmeyenler için yazayım; Şirket hisselerinin en az %20'sinin Borsa İstanbul'da ilk kez halka arz edilmesi durumunda, şirketler 5 hesap dönemi (yıl) boyunca Kurumlar Vergisi'nde 2 puanlık indirimden yararlanma hakkı kazanır (Finans sektöründekiler hariç). Milyonlarca TL kâr eden bir şirket, 2 puanlık indirimden nasıl bir fayda sağlardı, bunu hiç düşündünüz mü?
Benim anladığım, Ramazan Kaya'ya iskontolu hisse fiyatı kendisinin de ifade ettiği gibi ucuz gelmiş ki, %10+2 puanla sınırlama yapmış. Halka arzda gelen bireysel+kurumsal yüksek talebe rağmen ek satış opsiyonunu da kullanmak istememiş. Farklı bir niyeti olsaydı, fırsat bulmuşken halka açıklığı en baştan yüksek tutardı, ek satışı da yapardı vs. diye düşünüyorum. Burada yeri gelmişken ifade edeyim, ek satış yapılmadığı durumlarda şirket ortakları, izahnamede yazan ve taahhüt edilen süreler boyunca hiçbir şekilde hisse satamazlar.
Sermaye piyasalarında bir yatırımcıya ucuz gelen fiyat diğerleri için pahalı olabilir. Ucuzluk neye göre, kime göre? Örneğin borsada, arşa çıkmış hisseleri, onların yönettiği fonları alırken elleri hiç titremeyenler, yıllardır dipte gezen canım şirketlerin hisse fiyatlarını görmezler bile! Bakmak ile görmek arasında fark vardır. Görenler, orta ve uzun vadede kazanır.
Halka arzlarda da her zaman seçici olmak gerekir, yıllardır bunu yazar-söylerim. Kimse kafamıza silah dayamıyor, işimize geleni alır işimize geleni almayız. Yeri gelir sektörü beğenmeyiz, yeri gelir kimsenin katılmadığına katılırız çünkü kısa vadeli hesaplar yaparız, işlem görmeye başladıktan sonra yukarıdan satar geçeriz. Evdeki hesap çarşıya uymazsa açılışta veririz. Bazen fırsat kollar tavan çözülünce ekleme yaparız bazen de haftalarca sabırla bekleriz, düşenleri toplarız. Her şirket farklı bir potansiyeli barındırabilir, kimi şirketlerin zamana ihtiyacı olur.
Hisselerin halka arz edildiği dönem hatta işlem görmeye başladıkları günler bile çok önemlidir hele ki çorbacı dediklerimize! Milyonlarca lot tavanda alıcısı varken ilk günden borsayı kırmızı görünce, "tavandan verdim, çıktım" derler, yüzlerindeki gülümseme ve aldıkları hazzı bir görseniz, paha biçilemez :)))