Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verdiği “mutlak butlan” kararının ardından başlayan hukuki süreçte kritik bir gelişme yaşandı. CHP’nin YSK temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu tarafından yapılan başvuru, Yüksek Seçim Kurulu tarafından reddedildi.
36’ncı Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin davayı “konusuz kaldığı” gerekçesiyle sonuçlandıran kararını kaldırmış ve kurultayın yapıldığı tarihten itibaren iptaline hükmetmişti. Mahkeme ayrıca kurultay sonrası gerçekleştirilen tüm olağan ve olağanüstü kurultayların geçersiz olduğuna karar verirken, Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti yönetiminin görevlerine devam etmesine hükmetmişti.
Kararın ardından CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, ilk hukuki başvurunun Yargıtay’a yapıldığını açıklamıştı. CHP yönetimi aynı zamanda süreci YSK’ya taşırken, bugün gelen ret kararıyla hukuki mücadelenin odağı Yargıtay sürecine kaydı.
Piyasalarda ise siyasi belirsizlik algısı yeniden dikkat çekmeye başladı. Son günlerde BİST’te görülen sert satış baskısı ve döviz kurundaki yukarı yönlü hareketlerin ardından yatırımcılar, hukuki sürecin siyasi ve ekonomik etkilerini yakından izliyor.
Asıl kritik eşik ise sürecin uzaması halinde iç siyasi tansiyonun ekonomik beklentiler üzerindeki etkisinde oluşabilir. Özellikle yabancı yatırımcıların Türkiye risk algısındaki değişim, kısa vadeli fiyatlamalarda belirleyici unsur olarak öne çıkıyor.
Siyasi belirsizlik piyasa hassasiyetini artırıyor
Son dönemde yüksek faiz politikası ve rezerv görünümündeki toparlanma, Türkiye piyasalarına yönelik risk algısını destekleyen ana faktörler arasında yer alıyordu. Ancak siyasi cephede oluşan yeni belirsizlikler, özellikle kısa vadeli sermaye hareketlerinde oynaklık riskini artırıyor.
BİST tarafında bankacılık ve holding hisselerinde yoğunlaşan satış baskısı dikkat çekerken, döviz piyasasında yukarı yönlü hareket sürüyor. Yatırımcılar şimdi Yargıtay’dan çıkacak olası kararın siyasi atmosfer üzerindeki etkisini fiyatlamaya başladı.
Veriler asıl baskının güven algısında oluşmaya başladığını gösteriyor. Özellikle yabancı yatırımcı davranışı önümüzdeki süreçte kritik gösterge olacak.





