İstanbul’da konut sahipliği kadar barınma maliyetlerini de odağına alan TOKİ, "kiralama amaçlı sosyal konut" modelini hayata geçiriyor. 500 bin sosyal konut kampanyası dahilinde İstanbul’a ayrılan 100 bin satış odaklı konutun kura süreci devam ederken, 15 bin ünitelik kiralık konut portföyü piyasada dengeleyici unsur olarak devreye alınıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Hayırlı olsun" diyerek duyurduğu proje, Türkiye’de kamunun mülkiyet odaklı politikadan "işletmeci/kiralayan" rolüne geçiş yaptığı ilk büyük ölçekli kurumsal adım niteliğini taşıyor.
Merkezi lokasyon ve 3 yıl sınırı
Projenin uygulama esaslarında en dikkat çekici detay, konutların konumlandırılacağı bölgeler oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, kiralık konutların kentin çeperlerinde değil, ulaşım akslarına yakın şehir merkezlerinde inşa edileceğini açıkladı. Bu stratejik tercih, beyaz yakalı ve alt gelir grubunun iş yerlerine yakın lokasyonlarda barınma ihtiyacını karşılamayı hedefliyor. Hak sahipliği konusunda ise "rotasyonel" bir sistem uygulanacak; vatandaşlar bu konutlarda en fazla 3 yıl süreyle oturabilecek. Bu süre sınırı, sosyal konutların geçici bir barınma istasyonu işlevi görmesini ve arzın sürekli sirkülasyon içinde kalmasını sağlayacak.

Piyasada yüzde 50 indirim beklentisi
Gayrimenkul uzmanları, Ağustos 2026’da teslim edilecek ilk 2 bin konutluk etabın bölgedeki özel mülk kiraları üzerinde doğrudan bir indirim baskısı oluşturacağını öngörüyor. TOKİ’nin kiralama bedellerini belirlerken hanehalkı gelirini ve piyasa rayicinin yaklaşık yarısını baz alması, bölgedeki suni fiyat artışlarını rasyonalize edecek bir "çapa fiyat" işlevi görecek. Özellikle 2026 yılı enflasyon hedefleriyle uyumlu olarak kurgulanan bu model, kiracıların pazarlık gücünü artırırken mal sahiplerinin fiyatlama davranışlarını daha makul seviyelere çekmeye zorlayacak.
İstanbul genelinde bölgesel arz takvimi
15 bin konutun tamamının 3 yıl içerisinde sisteme dahil edilmesi planlanıyor. Bakanlık verilerine göre konutlar, kira artışlarının en sert yaşandığı Beşiktaş, Şişli, Bakırköy ve Kadıköy gibi merkez ilçelere erişimi kolay lokasyonlarda yoğunlaşacak. İlk anahtar teslimleri ağustos ayında gerçekleşecek olan 2 bin konutun ardından, her altı ayda bir yeni etapların devreye girmesi hedefleniyor. Bu kademeli arz, piyasadaki likiditeyi ve kiralık konut stokunu canlı tutarak 2027 projeksiyonlarında İstanbul’un kira enflasyonunu tek haneli aylık artışlara geriletmeyi amaçlıyor




