Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte toplumun genelinde zekât ve fitre hesaplamaları gündemin üst sıralarına tırmandı. Yatırım araçlarının dijitalleşmesi ve çeşitlenmesi, klasik hesaplama yöntemlerinde kafa karışıklığına yol açarken; Finans Analisti İslam Memiş, kripto paralardan mücevherat grubuna, banka promosyonlarından borç verilen paralara kadar geniş bir yelpazede izlenmesi gereken yolları kaleme aldı. Memiş, 2026 yılı için belirlenen asgari fitre bedelinin 240 lira olduğunu hatırlatarak, bu rakamın bir kişinin iftar yapabileceği gerçek tutar üzerinden hesaplanması gerektiğine dikkat çekti.

Bireysel borçlanmada kredi kartı ve KMH kıskacı derinleşiyor
Bireysel borçlanmada kredi kartı ve KMH kıskacı derinleşiyor
İçeriği Görüntüle

Kripto varlıklarda kâr odaklı hesaplama

Hürriyet yazarı İslam Memiş'in analizlerine göre, kripto paralarla doğrudan zekât veya fitre ödenmesi mümkün görünmüyor; ödemenin bu varlıklardan elde edilen kâr üzerinden yapılması gerekiyor. Dijital varlıkların helal veya haram olma tartışmalarının ötesinde, toplam varlık karşılığı 80,18 gram altının (2026 fiyatlarıyla yaklaşık 558 bin TL) üzerine çıkan her yatırımcının zekât mükellefi olduğu vurgulanıyor. Varlık değerindeki anlık düşüş veya yükselişlerin bu temel eşiği değiştirmediği, nisap miktarının aşılmasının tartışmayı kapattığı belirtiliyor.

Mücevherat ve takılarda dolar bazlı kriter

Takı ve mücevher grubunda zekât hesaplanırken sadece altın ağırlığının baz alınması yanıltıcı olabiliyor. İslam Memiş, pırlanta, yakut ve zümrüt gibi değerli taşlı takıların dolar bazlı değerinin hesaplanması gerektiğini ifade ediyor. Bu taşların asıl değeri belirlediği durumlarda, takının toplam dolar karşılığının Türk Lirası değeri üzerinden nisap miktarı kontrol ediliyor. Eğer toplam değer 80,18 gram altın sınırını geçiyorsa, takıların zekâtının TL üzerinden verilmesi gerektiği hatırlatılıyor.

Borç verilen paranın yükümlülüğü

Finansal piyasalarda işlem gören varlıkların yanı sıra, başkasına borç olarak verilen paraların durumu da merak ediliyor. Memiş, geri döneceği kesin olan alacakların, para henüz eline geçmemiş olsa bile her yıl alacaklı tarafından zekâtının ödenmesi gerektiğini vurguluyor. Banka promosyonları konusunda ise bu tutarların zekât, fitre veya adak kurbanı için kullanılmamasının, farklı alanlarda değerlendirilmesinin daha makbul olduğu öneriliyor.