Vergi torba yasası Meclis sürecinden çıkarak yürürlüğe giriyor; birinci paket Resmi Gazete'de yayımlanırken vergiye ilişkin hükümler içeren ikinci torba da Meclis'e sunuldu. Düzenleme; üreticiye sabitlenmiş düşük kurumlar vergisi, Türkiye'ye yerleşecek yüksek servet sahipleri için 20 yıllık gelir vergisi muafiyeti, varlık barışında yüzde 0'a inen kademeli oranlar ve İstanbul Finans Merkezi (İFM) için uzatılmış teşvik süreleri gibi yapısal başlıklar taşıyor. Paket, kamu alacaklarında tecil süresini 36 aydan 72 aya, teminatsız tecil sınırını 50 bin TL'den 1 milyon TL'ye yükselterek nakit akışı sıkışan KOBİ tarafına da doğrudan rahatlama sunuyor.
Düzenlemenin yapısal omurgasını üretici şirketlere yönelik sabit oran teşkil ediyor. Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim yapan kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettiği kazançlara ile zirai üretim kazançlarına yüzde 12,5 kurumlar vergisi uygulanacak. Mevcut genel oran yüzde 25'in altında neredeyse yarı yarıya bir indirim anlamına geliyor; üretim sicili olmayan finansal hizmet ve perakende kanadıyla makas belirgin biçimde açılıyor. Hüküm 2027 vergilendirme döneminden itibaren uygulanacak — bu, sanayi yatırımcısına 2026 boyunca yatırım planlamasında dikkate alınabilecek görünür bir takvim sunuyor.
Türkiye'nin "Non-Dom" hamlesi: uluslararası rekabet hattı
Türkiye'ye 2026'dan itibaren yerleşecek ve önceki 3 takvim yılında Türkiye'de ikametgâhı bulunmayan gerçek kişiler için yurt dışı kazançlarına 20 yıl boyunca gelir vergisi muafiyeti getiriliyor; aynı dönemde gerçekleşecek veraset intikallerinde oran yüzde 1'e iniyor. Düzenleme, İngiltere'nin 2025'te kaldırdığı Non-Dom rejimi sonrası boşalan alana, Portekiz'in NHR, İtalya'nın yıllık 200 bin euro sabit vergi ve BAE'nin sıfır gelir vergisi modelleriyle rekabet eden bir Türkiye konumlandırması yapıyor. Süre uzunluğu (20 yıl) bu emsallerin üzerinde; veraset oranındaki yüzde 1 ise transferleri planlama aşamasındaki yüksek varlıklı bireyler açısından kritik bir parametre.
İFM ve nitelikli hizmet merkezleri: kazanan adresleri
Düzenleme İFM ve seçilmiş Endüstri Bölgeleri çevresinde belirgin bir teşvik kümelenmesi yaratıyor. Nitelikli hizmet merkezi tanımı kapsamına giren — en az 3 farklı ülkede aktif ilişkili şirketlere finans, risk yönetimi, Ar-Ge, yazılım veya hukuk danışmanlığı sunan ve hasılatının en az yüzde 80'ini yurt dışı ilişkili şirketlerden alan — sermaye şirketlerinin yurt dışı kazançlarının yüzde 95'i, İFM ve seçilmiş bölgelerde yüzde 100'ü 20 hesap dönemi boyunca kurumlar vergisinden indirilebilecek. Aynı merkezlerde çalışan personelin brüt asgari ücretin 3 katına kadar ücreti gelir vergisinden istisna; İFM'de bu sınır 5 kata çıkıyor. İFM'deki finansal faaliyet harcı muafiyeti 2031'den 2047'ye uzatıldı, ilgili indirim ve istisna süreleri 5 yıldan 20 yıla çıkarıldı — 16 yıllık ek görünürlük, çok uluslu finansal kurumların bölgesel merkez kararları açısından somut bir takvim verisi.
Varlık barışında piyasa derinleştirici tasarım
Varlık barışında 31/7/2027 tarihine kadar bildirilecek yurt içi/yurt dışı varlıklar için yüzde 5 peşin vergi tahsil edilecek; ancak tutma taahhüdüne bağlı kademeli indirim mekanizması dikkat çekiyor. Varlık 1 yıl tutulursa oran yüzde 4'e, 2 yılda yüzde 3'e, 3 yılda yüzde 2'ye, 4 yılda yüzde 1'e iniyor. En kritik kademe ise 5 yıllık vade: devlet iç borçlanma senedi, kira sertifikası, vadeli mevduat veya girişim sermayesi yatırım fonu (GSYF) tutulursa vergi sıfırlanıyor. Bu tasarım, geçmiş varlık barışlarındaki tek seferlik beyan modelinden ayrışıyor; sermayeyi yalnızca beyan ettirmekle kalmayıp DİBS, kira sertifikası ve GSYF gibi sermaye piyasası araçlarına yönlendirme amacı taşıyor. 2027'nin ikinci yarısında yapılan bildirimlere yarım puan, sürenin uzatılması halinde 1 puan ilave edilmesi, erken bildirim için zayıf da olsa bir zaman değeri yaratıyor.
Teknogirişim cephesinde ise pay senedi (stock option) istisnası iki katına çıkarıldı; elde tutma kademeleri 2, 3, 4, 5 ve 6 yıl olarak çalışan lehine yumuşatıldı. Kuluçka girişimcisi olan dijital şirketler 3 yıl boyunca TOBB oda ve borsa aidatlarından muaf tutulacak. Paketin tamamı birlikte okunduğunda; üretim, yüksek servet bireyi, finans merkezi ve teknogirişim olmak üzere dört ayrı kanalda eş zamanlı bir teşvik mimarisi kuruluyor. Bu mimarinin makro yansımaları, 2026-2027 döneminde doğrudan yabancı yatırım girişleri, İFM katılımcı sayısı ve sanayi yatırım eğiliminde ölçülebilir hale gelecek — vergi politikasının yapısal reform aracına dönüşüp dönüşmediği, asıl olarak bu üç gösterge üzerinden test edilecek.




