Katar, İran ile sürdürülen anlaşma sürecinde Tahran yönetimine 12 milyar dolar teklif edildiği yönündeki iddiaları resmen reddetti. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majed Al Ansari, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada söz konusu haberlerin tamamen asılsız olduğunu, anlaşma sürecini başarısızlığa uğratmaya ve diplomatik girişimleri baltalamaya yönelik çevrelerce yayıldığını belirtti. Ansari, "Bu anlatılar, Katar'ın barışın tesisinde güvenilir bir uluslararası aktör olarak itibarını zedelemeye yönelik umutsuz girişimlerden başka bir şey değildir" ifadesini kullandı.
Açıklama, Doha hattında yürütülen müzakerelerin kritik bir evrede olduğu döneme denk geldi. Üç aydır süren çatışmayı sonlandırmaya yönelik diplomatik trafik, son haftalarda İran baş müzakerecisi ile Dışişleri Bakanı'nın Katar Başbakanı ile bir araya gelmesiyle yoğunlaşmıştı. Katar'ın 2020 ABD-Taliban müzakerelerinde ve 2023-2024 Gazze ateşkes görüşmelerinde üstlendiği arabulucu rolü, Doha'yı bu kez de masada tutuyor; ancak süreç eş zamanlı sahadaki eskalasyonla gölgelenmiş durumda.
Trump: anlaşma kısa sürede duyurulacak
ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda İran ile anlaşmanın oldukça yakın olduğunu söyledi. Trump, "Anlaşmanın son unsurları ve detayları şu anda tartışılıyor ve kısa süre içinde duyurulacak" ifadesini kullandı. Bu açıklama, ABD güçlerinin İran'ın güneyinde mayın döşemeye çalıştığı belirtilen tekneler ve füze fırlatma noktalarına yönelik son saldırılarıyla aynı dönemde geldi. Diplomasi ve operasyonun eş zamanlı sürmesi, son haftalarda piyasanın güvenli liman primlerini sınırlı tutmasının da arka planını oluşturuyor.
Bölgesel istikrar ve dolaylı etki kanalları
Doha hattındaki müzakerelerin seyri, doğrudan taraf olmayan ekonomiler açısından da yakından izleniyor. Türkiye penceresinden bakıldığında olası bir anlaşma; Brent petrol fiyatlarındaki jeopolitik primin gevşemesi, cari açık görünümünün rahatlaması ve bölgesel ticaret rotalarının normalleşmesi gibi üç ayrı kanaldan dolaylı etki yaratabilecek nitelikte. Aksi senaryoda, müzakerelerin çökmesi ve eskalasyonun derinleşmesi durumunda enerji fiyatlarındaki risk priminin kalıcılaşması ve gelişen ülke varlıklarına yönelik risk iştahında zayıflama gündeme gelebilir.
12 milyar dolarlık iddianın asılsız olduğunun açıklanmış olmasına rağmen, müzakere süreçlerinde bu tür "sızıntı-yalanlama" döngülerinin tarihsel olarak diplomatik baskı aracı olarak kullanıldığı biliniyor. Önümüzdeki günlerde Trump'ın işaret ettiği "kısa süre" ifadesinin somut bir takvime dönüşüp dönüşmeyeceği, hem Doha'daki müzakere atmosferi hem de küresel enerji piyasaları için ana izleme noktası olmaya devam ediyor.




