MT Portföy tarafından yönetilen MPL Para Piyasası (TL) Fonu’nda yaşanan sert değer kaybı, düşük risk algısıyla öne çıkan para piyasası fonlarını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Endeks24 yazarı Ata Can, X platformunda yaptığı paylaşımlarda fonun günlük getirisinin eksi %2,6330’a gerilediğini ve yaklaşık 20-25 günlük getirinin tek günde silindiğini belirtti.

Ata Can’a göre değer kaybının merkezinde #KONTR kodlu Kontrolmatik Teknoloji’ye ait özel sektör borçlanma araçları yer aldı. Yazar, kupon ve itfa ödemelerine ilişkin yaşanan sorunun ardından Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin (TSPB) ilgili genelgesi doğrultusunda fonların alacaklarına %100 oranında karşılık ayırmak zorunda kaldığını ifade etti.

Fon büyüklüğündeki sert değişim dikkat çekti

Bu gelişme sonrası zarar doğrudan fon fiyatına yansıdı. Ata Can, özellikle para piyasası fonlarında günlük getirilerin sınırlı ve öngörülebilir olması nedeniyle böyle sert hareketlerin yatırımcı psikolojisinde ciddi kırılma yarattığını savundu.

Paylaşımında, “Garanti, risksiz olarak görülen PPF’lerde bile kayıp oluşabileceği görüldü” değerlendirmesine yer verdi.

Ata Can’ın paylaştığı verilere göre MPL fonunun büyüklüğü kısa süre öncesine kadar yaklaşık 2,2 milyar TL seviyesinde bulunuyordu. Ancak karşılık ayrılması süreci öncesinde fondan 1 milyar TL’yi aşan çıkış gerçekleştiği öne sürüldü.

Yazar, aynı gün MT Portföy’ün saat 16.05’te KAP üzerinden karşılık ayrıldığına ilişkin bildirim yayımladığını hatırlattı. Buna karşın yatırımcı sayısında belirgin düşüş görülmemesinin, çıkışların ağırlıklı olarak büyük yatırımcılardan kaynaklanmış olabileceği yorumlarına neden olduğu belirtildi.

“Zarar etkisi büyüdü” değerlendirmesi

Ata Can, fon büyüklüğündeki düşüşün zarar etkisini büyüttüğünü savundu. Paylaşımında yer verdiği hesaplamaya göre fonda bulunan yaklaşık 30 milyon TL nominal değerli KONTR bonosunun etkisi, fon büyüklüğü 2,2 milyar TL seviyesinde kalsaydı daha sınırlı hissedilecekti.

Hürmüz çıkmazı küresel enerji baskısını derinleştirdi
Hürmüz çıkmazı küresel enerji baskısını derinleştirdi
İçeriği Görüntüle

Ancak portföy büyüklüğünün sert şekilde küçülmesi nedeniyle zararın yatırımcı başına etkisinin arttığı değerlendiriliyor. Ata Can, “Fon büyüklüğü korunmuş olsaydı günlük kayıp yaklaşık yarı seviyesinde kalabilirdi” değerlendirmesinde bulundu.

Para piyasası fonlarında risk algısı değişiyor

Veriler asıl baskının para piyasası fonlarının portföy yapısında oluştuğunu gösteriyor. Son dönemde yüksek faiz ortamı nedeniyle para piyasası fonlarına yönelen yatırımcı sayısında güçlü artış yaşanmıştı.

Düşük volatilite ve günlük likidite avantajı nedeniyle özellikle bireysel yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği bu fonlar, mevduata alternatif olarak öne çıkıyordu. Ancak yaşanan son gelişme, özel sektör borçlanma araçlarının taşıdığı kredi riskinin para piyasası fonlarında da etkili olabileceğini yeniden gündeme taşıdı.

Sektörde birçok para piyasası fonunun portföyünde özel sektör tahvili ve finansman bonosu bulunduğu biliniyor. Ata Can da yatırımcılara fon dağılım raporlarının yakından izlenmesi gerektiği uyarısında bulundu.

TSPB düzenlemeleri yeniden tartışılıyor

Yazar, portföy büyüklüğü daha yüksek olan bazı fonlarda benzer karşılıkların etkisinin “devede kulak” seviyesinde kaldığını savunurken, küçük ve orta ölçekli fonlarda etkinin daha sert hissedilebildiğini belirtti.

Piyasanın odaklandığı bir diğer başlık ise TSPB düzenlemeleri oldu. Ata Can, vadesi henüz gelmemiş alacaklar için karşılık ayrılmasını şahsen doğru bulmadığını ifade etti.

Mevcut yatırımcıların zarar yazdığı bu sistemin, sonradan fona giriş yapan yatırımcılar açısından ek avantaj yaratabileceğini savunan yazar, düzenlemenin piyasa etkisinin yeniden tartışılabileceğini belirtti.

Gözler tahsilat sürecine çevrildi

Özellikle tahsilat gerçekleşmesi halinde zararların geri alınabileceği beklentisi dikkat çekti. Ata Can’a göre Kontrolmatik ilerleyen süreçte Borçlanma Aracı Sahipleri Kurulu toplantıları düzenleyebilir ve ödeme vadelerine ilişkin yeni yapılandırma seçenekleri gündeme gelebilir.

Ödemelerin yapılması halinde daha önce ayrılan karşılıkların fonlara geri yazılabileceği, böylece ilk aşamada oluşan kayıpların zaman içinde telafi edilebileceği değerlendiriliyor.

Yazar, bu nedenle sert düşüş yaşayan bazı para piyasası fonlarında yatırımcı davranışının kritik hale geldiğini ifade etti. Özellikle acil nakit ihtiyacı bulunmayan yatırımcıların zarar sonrası panik satış yapmasının kalıcı kayba dönüşebileceğini savundu.

Ata Can ayrıca, takip ettiği ve yönetimini başarılı bulduğu bazı fonlarda sert değer kaybı sonrası alım fırsatı doğabileceğini de belirtti. Bu yaklaşımın temelinde ise tahsilat gerçekleşmesi durumunda fon fiyatlarında yeniden toparlanma yaşanabileceği beklentisi yer aldı.

Para piyasası fonlarında kredi riski yeniden fiyatlanırken, sektör genelinde portföy şeffaflığı daha kritik hale geliyor.

Yasal Uyarı: Bu haberde yer alan değerlendirmeler ve aktarılan görüşler Endeks24 yazarı Ata Can’ın kişisel yorumlarını içermektedir. İçerikte yer alan bilgi, yorum ve değerlendirmeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.