Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından paylaşılan son veriler, Türkiye'de bireysel borçlanma dinamiklerinin alarm verdiğini ortaya koyuyor. Kayıtdışı ekonomi ile mücadele kapsamında kredi kartı kullanımının semt pazarlarına kadar yaygınlaştırılması ve POS cihazı zorunluluğu, alışverişi kayıt altına alırken beraberinde kontrolsüz bir borç yükünü de getirdi. 2025 yılı sonu itibarıyla toplam bireysel borç stoku, bir önceki yıla göre 2 trilyon liraya yakın artarak 5,8 trilyon lira sınırına dayandı.

Taksitli harcamalar ve kart borcu sarmalı

Bireysel borçların en kritik bileşeni olan kredi kartı borçları, bir yılda yüzde 51’in üzerinde artış kaydederek yaklaşık 1 trilyon liraya ulaştı. Bu kalem içinde özellikle taksitli kart borçlarındaki büyüme dikkat çekiyor. Verilere göre taksitli kart borçları yüzde 61 civarında bir artış gösterdi. Bu durum, ücretli kesimin mal veya hizmet üretiminden kazandığı gelirin harcamaları karşılayamadığını ve tüketimin doğrudan borçlanma yoluyla finanse edildiğini kanıtlıyor.

KMH kullanımı ve borcun borçla finansmanı

Kart limitlerinin aşılması veya ödeme zorluklarının baş göstermesi durumunda devreye giren Kredili Mevduat Hesabı (KMH) kullanımı, sistemik risk noktalarını besleyen ana unsur haline geldi. Bankalar tarafından "esnek hesap" veya "avans hesap" gibi isimlerle sunulan bu kredili hesaplardaki borç bakiyesi, son bir yılda yüzde 70 oranında bir patlama yaparak 750 milyar lirayı aştı. Bu artış, tüketicilerin bir borcu diğer bir borç enstrümanı ile kapatmaya çalıştığı bir "borç döngüsüne" girdiğini teyit ediyor.

BDDK veri setleri üzerinde yürüttüğümüz likidite projeksiyonları ve hanehalkı finansal rasyo modellemeleri, tüketim döngüsündeki yapısal riskleri şu perspektifte öne çıkarıyor:

ENDEKS24:

Kayıtdışı ile mücadele stratejisinin kredi kartı odaklı kurgulanması, finansal kapsayıcılığı artırsa da mal ve hizmet üretiminden bağımsız gelişen "kazanmadan harcama" alışkanlığını kronikleştirmiştir. KMH ve taksitli kart borçlarındaki yüzde 60-70 bandındaki artışlar, hanehalkı gelirlerinin enflasyonist baskı karşısında erimesini borçla ikame etme çabasının sonucudur. Sistemik risk modellerimiz, mevcut borç stokunun çevrilebilirliği için üretim odaklı bir yapısal dönüşümün zorunlu olduğunu, aksi takdirde "israf ve savurganlık" odaklı tüketim modelinin finansal istikrar üzerinde kalıcı bir direnç oluşturacağını işaret ediyor.

Made in Europe hamlesi Türk sanayisini dışlayacak mı
Made in Europe hamlesi Türk sanayisini dışlayacak mı
İçeriği Görüntüle

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Bireysel borçlanma dinamikleri ve likidite sarmalı analizi

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır.