Türkiye, Yunanistan’ın Ege Denizi’ni de kapsayan yeni Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekânsal Çerçevesi’ne itiraz etti. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, 19 Ağustos’ta ilan edilen düzenlemenin Ege’deki bağlantılı anlaşmazlıklar bakımından Türkiye açısından hukuki sonuç doğurmayacağını bildirdi.

Ankara’nın itirazının merkezinde, Yunanistan’ın enerji yatırımlarını düzenleyen iç hukuk adımından çok planın Ege’ye uzanan coğrafi kapsamı bulunuyor. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş coğrafi formasyonlar” ifadesine yer verildi ve bu tür girişimlerin Türkiye’nin Ege meselelerine ilişkin hukuki pozisyonunu etkilemeyeceği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca Ege ve Akdeniz gibi kapalı ya da yarı kapalı denizlerde tek taraflı tasarruflardan kaçınılması gerektiği savunuldu. Ankara, uluslararası deniz hukukunun kıyıdaş devletler arasında iş birliğini teşvik ettiğini belirterek Yunanistan’la iş birliğine hazır olduğu mesajını korudu.

Enerji planı çevre ve yatırım kurallarını değiştiriyor

Yunanistan Çevre ve Enerji Bakanlığının yeni çerçeveye ilişkin resmî tanıtımında, yenilenebilir enerji santralleri ile enerji depolama tesisleri için daha açık yer seçimi kuralları, çevresel koruma ölçütleri ve yatırım güvenliği hedefleniyor. Bakanlığın yayımladığı çerçeve, fotovoltaik, rüzgâr, küçük hidroelektrik, biyokütle, biyogaz, jeotermal ve depolama teknolojilerini kapsıyor.

Atina’nın açıkladığı esaslarda Natura 2000 alanları, ormanlar, Ramsar sulak alanları, korunan peyzajlar ve bazı arkeolojik bölgeler için daha sıkı sınırlamalar öngörülüyor. Rüzgâr projelerinde 1.200 metrenin üzerindeki bölgeler ile yüzölçümü 300 kilometrekarenin altındaki adalar için de kısıtlamalar yer alıyor. Küçük adalarda kamu yararı ihtiyaçlarına dönük bazı istisnalar korunuyor.

Yunan makamları yeni planı 2050 enerji hedefleri, enerji güvenliği ve sürdürülebilir yatırım çerçevesiyle ilişkilendiriyor. Resmî hedef, ülkenin yenilenebilir enerji, depolama ve bağlantı altyapısını büyütürken Güneydoğu Avrupa’daki enerji merkezi rolünü güçlendirmek.

Ege’de planlama yetkisi yeni tartışma alanı

Türkiye’nin açıklamasında belirli bir rüzgâr veya güneş projesine yönelik ayrı bir itiraz bulunmuyor. Diplomatik itiraz, Yunanistan’ın Ege’yi kapsayan mekânsal düzenlemelerinin Ankara’nın egemenlik ve deniz yetki alanlarına ilişkin tezlerini değiştiremeyeceği noktasında toplanıyor.

Bu yaklaşım, yenilenebilir enerji yatırımlarının Ege’deki mevcut anlaşmazlıklara yeni bir uygulama alanı ekleyebileceğini gösteriyor. Özellikle deniz alanlarında geliştirilecek enerji projelerinde ruhsatlandırma ve mekânsal planlama kararları, tarafların yetki ve egemenlik tezleriyle daha doğrudan temas edebilir.

Ankara’nın 19 Ağustos açıklaması aynı zamanda 7 Aralık 2023 tarihli Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi’ne atıf yaptı. Türkiye, sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk temelinde çözülmesi gerektiğini yinelerken, Ankara ile Atina arasındaki pozitif gündem süreci Ege’deki egemenlik ve yetki başlıklarının gölgesinde ilerlemeyi sürdürüyor.

Yeni başlığın diplomatik gerilime dönüşüp dönüşmeyeceğini, Yunanistan’ın Ege’de hangi somut yenilenebilir enerji projelerini ruhsatlandıracağı ve Türkiye’nin bu projelere proje bazında nasıl karşılık vereceği belirleyecek. Mevcut aşamada iki tarafın yaklaşımı farklı çerçevelere dayanıyor: Atina enerji ve mekânsal planlama düzenlemesini öne çıkarırken Ankara Ege’deki hukuki pozisyonunun saklı olduğunu vurguluyor.