Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkileri kurumsal bir zemine oturtmak amacıyla 2010 yılında başlatılan Yüksek Düzeyli İş Birliği Konseyi (YDİK), yaklaşık üç yıllık bir aranın ardından Ankara’da toplanıyor. Başbakan Kiryakos Mitsotakis’in ziyaretiyle gerçekleşecek bu altıncı zirve, 2023 yılında imzalanan "Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi" sonrası gelinen noktayı test edecek.
Ege’de 12 mil ve deniz parkı gerilimi
Mitsotakis’in Ankara yolculuğu öncesinde Ege Denizi’nde karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkının "devredilemez" olduğuna dair yaptığı açıklamalar, başkentte tepkiyle karşılandı. Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin haklarını ihlal eden tek taraflı tasarrufların kabul edilemeyeceğini vurgulayarak süresiz Navtex ilanlarıyla sahada karşılık verdi. Yunanistan’ın Ege’de kurmayı planladığı deniz parkları, çevresel bir adımın ötesinde egemenlik tartışmalarını tetikleyen bir diğer unsur olarak masada duruyor.
ENDEKS24 TERMİNAL
🌐 DİPLOMATİK VE ASKERİ TAHKİMAT
• YDİK Gündemi: Atina Bildirgesi sonrası süreç testi
• Askeri Modernizasyon: 3 Milyar €'luk "Aşil Kalkanı" projesi
• Stratejik İş Birliği: Yunanistan - İsrail savunma derinliği
• Kriz Başlığı: Ege'de Deniz Parkları ve 12 Mil tezi
⚖️ SENARYO ANALİZİ VE OLASILIKLAR
Olasılık 2: Atina’nın İsrail ile askeri tahkimatı artırmasının uzun vadede makas farkını açması muhtemeldir.
İsrail ile askeri yakınlaşma ve bölgesel ittifaklar
Zirvenin arka planında Atina’nın İsrail ile derinleşen savunma iş birliği dikkat çekiyor. 3 milyar euroluk "Aşil Kalkanı" projesiyle hava savunma sistemini modernize eden Yunanistan, aynı zamanda İsrail’den uzun menzilli füze bataryaları ve roketatar sistemleri tedarik etmeyi planlıyor. Ankara, bu askeri tahkimatı ve Hindistan’ın da dahil edilmeye çalışıldığı Doğu Akdeniz-Avrupa ticaret koridoru girişimlerini stratejik birer meydan okuma olarak izliyor.
Siyasi bedel ve çözüm ikilemi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, iki ülke liderlerinin sorunları çözme niyetine sahip olduğunu ancak iç siyasi dengelerin stratejik adımları kısıtladığını ifade etti. Atina’nın tek taraflı kıta sahanlığı tezi ile Ankara’nın silahlandırılmış adalar ve hava sahası itirazları arasındaki makas genişliğini korurken, YDİK toplantısının temel amacının "güven artırıcı önlemlerle süreci yönetmek" olduğu belirtiliyor.
Bölgesel risk değişimini küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor:
ANALİZ:
Ankara-Atina hattındaki "pozitif gündem" çabaları, Türkiye’nin 2026 yılındaki 242 baz puanlık CDS seviyesini koruması ve makroekonomik istikrarın jeopolitik risklerle baskılanmaması açısından kritik bir tampon bölge işlevi görüyor. Ancak Mitsotakis’in 12 mil çıkışı ve Ege’deki deniz parkı projeleri, savunma sanayii endeksi üzerinde operasyonel bir hareketlilik yaratsa da geniş çaplı bir piyasa fiyatlaması henüz tetiklemiş değil. İsrail ile geliştirilen "Aşil Kalkanı" gibi projeler, Doğu Akdeniz’deki enerji denklemini askeri bir rekabete dönüştürme potansiyeli taşıyor. Projeksiyonlarımız, Ankara’nın Navtex diplomasisiyle verdiği yanıtın, piyasalarda "kontrollü gerginlik" olarak algılandığını ve bu durumun 2027 yılına kadar stratejik bir dengede tutulacağını öngörüyor. Risk primi üzerindeki baskı, ancak deniz yetki alanlarına dair somut bir kriz durumunda sistemik risk noktasına ulaşabilir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Bölgesel güvenlik mimarisi ve risk primi projeksiyonları
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





