Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat kesintileri, dünya petrol ticaretinde alternatif çıkış güzergâhlarını yeniden stratejik başlığa taşıdı. Türkiye, bu tabloda Ceyhan’ı yalnız bir terminal değil, petrolün depolandığı, ticaretinin ve fiyatlamasının yapıldığı bölgesel bir merkez olarak konumlandırmayı hedefliyor. Mevcut ve planlanan hatların birlikte değerlendirilmesi halinde Ceyhan için günlük 3-3,5 milyon varillik ticaret potansiyeli hesaplanıyor.

IEA’nın Ağustos raporu, Hürmüz üzerinden geçişteki sorunların uluslararası petrol arzını ve ürün erişimini sınırlamaya devam ettiğini gösteriyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre boğazdan geçen petrol ve petrol ürünleri 2025’in son çeyreğinde günlük 21,6 milyon varil düzeyindeyken 2026’nın ikinci çeyreğinde 4,9 milyon varile geriledi. Bu ölçekteki düşüş, Basra Körfezi üreticileri için Akdeniz’e açılan kara koridorlarının değerini artırıyor.

CEYHAN’IN KAPASİTE SENARYOSU
Alternatif koridorun potansiyeli 3,5 milyon varile uzanıyor
3-3,5
milyon varil/gün · ticaret potansiyeli
HÜRMÜZ KIYASI
4,9 milyon
Hürmüz’den 2026 ikinci çeyreğinde geçen günlük petrol ve petrol ürünü hacmi. 2025 son çeyreğinde 21,6 milyon varildi.
01234 milyon varil/gün
Bakü-Tiflis-Ceyhan
Yaklaşık 1 milyon varil
Mevcut 550-600 bin varillik günlük akışa kullanılmayan yaklaşık 400 bin varillik kapasitenin eklenmesiyle oluşabilecek seviye.
Irak ve güney bağlantısı
2,5 milyon varile kadar
Silopi-Ceyhan hattının Basra yönünde genişletilmesini içeren uzun vadeli senaryoda dile getirilen potansiyel.
Ceyhan’ın 3-3,5 milyon varillik hesabı mevcut tek bir akışı değil, BTC kapasitesi ile Irak’ın güneyine uzanabilecek yeni koridorların birlikte çalıştığı uzun vadeli senaryoyu ifade ediyor. Bu nedenle Ceyhan, Hürmüz’ün ikamesi değil, arz güzergâhlarını çeşitlendiren tamamlayıcı bir çıkış noktası olarak öne çıkıyor.
Kaynak: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı · EIA · Ağustos 2026
endeks24.com

Ceyhan için Rotterdam modeli gündemde

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 7 Ağustos tarihli açıklamasında Ceyhan’ın petrol ve petrol ürünlerinin depolandığı, ticaretinin ve fiyatlamasının yapıldığı bir merkeze dönüştürülmesini hedeflediklerini söyledi. Bakanlığın hesabına göre Bakü-Tiflis-Ceyhan hattından terminale günlük yaklaşık 550-600 bin varil geliyor. Hatta kullanılmayan yaklaşık 400 bin varillik kapasitenin devreye alınması halinde BTC tarafındaki hacim 1 milyon varile yaklaşabilir.

BOTAŞ verileri BTC’nin Hazar petrolünü Azerbaycan ve Gürcistan üzerinden Ceyhan’a taşıyarak dünya piyasalarına ulaştıran ana arterlerden biri olduğunu gösteriyor. Ceyhan’ın rolünü büyüten unsur ise tek başına BTC değil. Irak-Türkiye Ham Petrol Boru Hattı, kuzey Irak’taki sahaları Akdeniz’e bağlayan ikinci büyük ekseni oluşturuyor.

Irak hattında 750 bin varillik yeni tahsis

Türkiye ile Irak arasında 1 Ağustos’ta imzalanan bir yıllık yeni düzenleme, hattın daha etkin kullanılmasına yönelik somut bir adım getirdi. Bakanlığın duyurusuna göre günlük kapasitenin 750 bin varillik bölümü Irak devlet şirketleri SOMO ve NOC’ye tahsis edildi. Bu tahsis, fiili akışın aynı gün 750 bin varile çıktığı anlamına gelmiyor; ancak hat kullanımının yükseltilmesi için ticari kapasite zemini oluşturuyor.

Kerkük petrolünün Ceyhan yönündeki akışı mart ayında yeniden başlarken Bakanlık günlük yaklaşık 170-250 bin varillik sevkiyat öngörmüştü. Hattın toplam kapasitesi ise günlük 1,5 milyon varil düzeyinde. Kapasite ile mevcut akış arasındaki fark, Ankara’nın Irak’la yeni enerji iş birliğinde büyütmek istediği alanlardan biri.

Basra bağlantısı Ceyhan’ın ölçeğini değiştirebilir

Daha büyük potansiyel, Irak’ın güneyindeki üretimin kuzeye ve Akdeniz’e bağlanması halinde ortaya çıkıyor. Ankara, Silopi-Ceyhan güzergâhının Kerkük’ten Basra’ya kadar uzatılmasını ve güneydeki üretimin bir bölümünün bu koridora yönlendirilmesini gündemde tutuyor. Bakanlığın 7 Ağustos açıklamasında bu genişleme senaryosuyla güneyden gelebilecek hacim için günlük 2,5 milyon varile kadar potansiyel ifade edildi.

Bu senaryo gerçekleşirse BTC’den gelebilecek yaklaşık 1 milyon varillik hacimle birlikte Ceyhan’da günlük 3-3,5 milyon varillik bir petrol ticareti ölçeği oluşabilir. Bakanlığın kullandığı 103 milyon varillik küresel günlük talep varsayımıyla bu büyüklük dünya petrol talebinin yaklaşık yüzde 3-3,5’ine karşılık geliyor.

KRİTİK AYRIM
3-3,5 milyon varil, bugün Ceyhan’dan geçen fiili petrol miktarı değil. BTC’deki kullanılmayan kapasitenin ve Irak’ın güneyine uzanacak yeni bağlantıların devreye girdiği uzun vadeli ticaret senaryosunu ifade ediyor.

Hürmüz şoku alternatif rotaları değerli hale getirdi

Hürmüz Boğazı’ndaki kesintinin ölçeği, Ceyhan’ın neden yeniden öne çıktığını açıklıyor. EIA’nın güncel değerlendirmesine göre Hürmüz’den taşınan petrol ve petrol ürünleri 2026’nın ikinci çeyreğinde günlük ortalama 4,9 milyon varile kadar geriledi. Savaş öncesindeki 2025 son çeyrek ortalaması 21,6 milyon varildi.

Bu fark, Ceyhan’ın Hürmüz’ün yerini tek başına alabileceği anlamına gelmiyor. Ancak Irak petrolünün Akdeniz’e doğrudan çıkabilmesi, Azerbaycan ve Hazar üretiminin BTC üzerinden aynı terminale ulaşması ve gelecekte Basra bağlantısının gündeme gelmesi, Ceyhan’ı çoklu kaynakların birleşebileceği bir ticaret noktası haline getiriyor.

Endeks24’te daha önce Basra’dan Ceyhan’a uzanabilecek yeni Irak koridorunun teknik ve finansal fizibilite sürecini ele almıştık. O projede Basra-Haditha-Kerkük-Ceyhan hattı, Irak’ın Hürmüz bağımlılığını azaltabilecek ihracat seçeneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Gabar üretimi yerli akışı da güçlendiriyor

Ceyhan’ın rolünü destekleyen üçüncü unsur Türkiye’nin artan yerli petrol üretimi. Bakanlığın 6 Ağustos verisine göre Gabar’daki günlük üretim 83 bin 300 varile ulaşarak yeni zirve gördü. Şırnak bölgesindeki üretimin Silopi-Ceyhan hattı üzerinden taşınması, Ceyhan’ın yalnız transit petrol için değil, Türkiye’nin kendi üretimi için de Akdeniz çıkış noktası olmasını sağlıyor.

Depolama tankları, liman altyapısı, rafineri ve petrokimya yatırımlarıyla birlikte değerlendirildiğinde Ceyhan için hedef yalnız daha fazla petrol geçirmek değil. Ankara’nın ortaya koyduğu model, farklı kaynaklardan gelen ham petrolün depolandığı, ürünlere dönüştürüldüğü, ticaretinin ve zamanla fiyatlamasının yapıldığı bir merkez oluşturmak. Hürmüz kaynaklı arz şoku bu hedefin jeopolitik değerini yükseltirken, 3-3,5 milyon varillik potansiyelin gerçekleşmesi yeni boru hattı yatırımlarına, Irak’la uzun vadeli anlaşmalara ve fiili akışın kapasiteye yaklaşmasına bağlı olacak.