Diplomatik görüşmelerin gölgesinde ABD'nin Ortadoğu'daki askeri hareketliliği hız kazanıyor. Pentagon'un, bölgedeki operasyonlara destek vermek amacıyla iki Deniz Seferi Birimi ile birlikte 82. Hava İndirme Tümeni'nden yaklaşık 3.000 askeri daha Körfez'e göndermeye hazırlandığı bildirildi. Askeri uzmanlar, bölgeye konuşlandırılan bu birliğin sayısının uzun süreli ve geniş çaplı bir işgalden ziyade, "ayrık ve zaman sınırlı" özel operasyon planlarına işaret ettiğini belirtiyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılması için İran'a 6 Nisan'a kadar 10 günlük bir ek süre tanıması acil bir kara saldırısı ihtimalini şimdilik zayıflatmış görünse de, masadaki askeri seçenekler ciddiyetini koruyor.

Uzun süreli savaş değil, nokta atışı operasyon

Savunma Öncelikleri (Defense Priorities) kıdemli araştırmacısı emekli Yarbay Daniel Davis, konuşlandırılan 4.000 ila 5.000 civarındaki muharip gücün uzun bir kara savaşı için yeterli olmadığını, ancak küçük ve stratejik bir hedefi geçici olarak ele geçirmek için tasarlandığını vurguluyor. Davis, büyük çaplı bir işgalin aylarca sürecek bir hazırlık gerektirdiğini belirterek, mevcut askeri yığınağın teorik olarak üç ana senaryo üzerinde şekillenebileceğini ifade ediyor.

Trump'ın oyları eriyor, İran savaşında sıradaki hamle ne
Trump'ın oyları eriyor, İran savaşında sıradaki hamle ne
İçeriği Görüntüle

Hedefteki üç stratejik senaryo: Keşm, Kharg ve nükleer tesisler

  1. Keşm Adası'na Baskın: Hürmüz Boğazı'nın kilit noktasında yer alan ve Basra Körfezi'nin en büyük adası olan Keşm, İran'ın gemisavar füzeleri, insansız hava araçları ve sürat teknelerini barındırdığı yeraltı tünelleriyle biliniyor. Olası bir operasyonun ilk hedefinin boğazdaki bu kilidi kırmak olabileceği değerlendiriliyor.

  2. Kharg Adası (Petrol Can Simidi): İran'ın ham petrol ihracatının yaklaşık %90'ının gerçekleştiği Kharg Adası, ekonomik bir şahdamarı niteliğinde. Anakara kıyılarından 15 mil uzakta bulunan adanın ele geçirilmesi teknik olarak mümkün olsa da, uzmanlar bunun son derece tırmandırıcı bir adım olacağı konusunda uyarıyor.

  3. Nükleer Materyal Operasyonu: Üçüncü ve en zorlu senaryo ise ABD özel kuvvetlerinin İran'ın derinliklerindeki 400 kilogramdan fazla yeniden işlenmiş nükleer materyali ele geçirmek için yapacağı bir baskın. Ancak Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü (IISS) uzmanlarından Ruben Stewart, bu hedefin çok daha büyük ve sürekli bir kara varlığı gerektirmesi nedeniyle mevcut güçle en az gerçekçi seçenek olduğunu belirtiyor.

İran'dan "amansız saldırı" uyarısı

ABD'nin bu hamlelerine karşı Tahran cephesinden sert uyarılar gelmeye devam ediyor. İran Parlamento Başkanı Muhammed-Bagher Ghalibaf, düşman hareketlerinin silahlı kuvvetlerin tam gözetimi altında olduğunu belirterek, "Çizginin dışına çıkarlarsa, o bölgesel ülkenin (ABD'ye ev sahipliği yapan) tüm hayati altyapısı kısıtlama olmaksızın amansız saldırıların hedefi haline gelecektir" dedi. Uzmanlar, Trump yönetiminin bu askeri yığınağı diplomasi masasında Tahran'a karşı bir zorlayıcı kaldıraç olarak kullandığı görüşünde birleşiyor.