Türk sivil havacılık kayıtlarına göre 110 adedi aşan iş jeti filosu, jet uçaklarının yanı sıra turboprop tipi pervaneli uçakları da kapsıyor. Dünyada en fazla iş jetine sahip ülkeler listesinde ilk 20 içerisinde yer alan Türkiye'de, iş insanlarının sahip olduğu gerçek uçak sayısı tescil farkları nedeniyle bu rakamın daha üzerinde seyrediyor. Özellikle vergi avantajları nedeniyle Cayman Adaları, Bermuda ve Malta bayrağı taşıyan uçaklar, Türk sermaye gruplarının envanterinde kritik bir yer tutuyor.
Envantere girmeyi bekleyen yeni nesil araçlar
Türk iş dünyasının havacılık yatırımları sadece mevcut uçaklarla sınırlı kalmıyor. Bayraktar grubunun ortağı olduğu İtalya merkezli Piaggio imalatı P.180 Avanti gibi yeni nesil uçakların üretim süreçleri devam ederken, 2026 yılı itibarıyla birçok yeni siparişin teslimat aşamasına geldiği gözlemleniyor. 1990’lı yıllardan sonra hızla artan uçak sahipliği, günümüzde kurumsal havacılık şirketleri çatısı altında profesyonel bir yapıya bürünmüş durumda.
Operasyonel verimlilik için ticari kiralama dönemi
Özel jet sahibi olan patronlar, uçaklarını sadece kişisel kullanımda tutmak yerine kurdukları havacılık şirketleri üzerinden ticari uçuşlara açmayı tercih ediyor. Uzun süre yerde kalan uçakların teknik sorun çıkarma riskini minimize eden bu yöntem, aynı zamanda ekip giderleri ve sigorta primleri gibi yüksek maliyetlerin karşılanmasına olanak sağlıyor. Uçakların faal kalması, teknik sürdürülebilirlik açısından sektörde en doğru operasyonel karar olarak değerlendiriliyor.
75 milyon dolarlık lüks segment
Türkiye'deki özel uçak piyasasında fiyatlar 1 milyon dolardan başlayarak 75 milyon doların üzerine kadar çıkabiliyor. Genellikle 6 ile 14 koltuk kapasiteli, az yakıt harcayan ve yüksek irtifa kapasiteli modeller tercih ediliyor. Sektörün zirvesinde yer alan Gulfstream G700 gibi geniş gövdeli ve ultra uzun menzilli uçaklar, en az üç pilot, bir kabin memuru ve bir teknisyenden oluşan profesyonel bir ekiple işletiliyor.




