Türkiye’de tarımsal üretim döngüsü, 2025 yılı itibarıyla finansal bağımlılığın zirve yaptığı bir dönemi geride bıraktı. Çiftçilerin gübre, tohum, ilaç ve mazot gibi temel girdileri tedarik edebilmek için kullandığı kredi hacmi 1,2 trilyon lirayı aşarak rekor seviyeye ulaştı. Bu veri, sektörde borçlanma olmadan üretim yapabilme kabiliyetinin zayıfladığını ve yapısal verimsizliğin finansal bir yük olarak sisteme yerleştiğini kanıtlıyor.
Kamu bankaları ve hazine desteğinin ağırlığı
Tarımsal kredilerin dağılımına bakıldığında, finansmanın yaklaşık %70’i Ziraat Bankası kanalıyla sağlanıyor. Bu kredilerin %90’ının faiz yükü Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından karşılanıyor. 85 milyon vatandaşın vergileriyle sübvanse edilen bu sistem, üretimdeki verimsizliğin maliyetini doğrudan kamu bütçesine yansıtıyor. Verimlilik artışı sağlanamadığı sürece, kullanılan kaynakların üretim kapasitesini korumak yerine borç sarmalını kronikleştirdiği değerlendiriliyor.
Kredi şartlarında esneme ve borç yönetimi
Sektördeki nakit akış sıkıntısını hafifletmek amacıyla Ziraat Bankası kredilerinde uygulanan "borcu yoktur" şartında değişikliğe gidildi. Yeni düzenlemeye göre, vergi veya SGK borcu olan çiftçilerin kredi kullanabilmesinin önü açıldı. Borcu bulunan çiftçilerin alacağı hazine destekli kredinin en fazla %25’i geçmiş borçları için kesilecek. Bu adım, üretimin devamlılığını sağlamayı hedeflese de sektörün öz kaynak yapısındaki bozulmayı bir kez daha gözler önüne seriyor.
Üretim modelinde yapısal dönüşüm ihtiyacı
Tarımda yaşanan verimsizlik; eğitimden teknoloji kullanımına, ölçek ekonomisinden haksız rekabete kadar geniş bir alana yayılıyor. Kayıt dışılığın ve metodolojik hataların getirdiği dengesizlik, kredi mekanizmasıyla geçici olarak maskeleniyor. Sektör temsilcileri, çözümün borçlanma limitlerini artırmak değil, birim alandan alınan katma değeri yükseltecek yapısal reformlar olduğunu vurguluyor.
ANALİZ:
Tarım sektörü finansal göstergeleri ve sektörel verimlilik rasyoları üzerinden yürüttüğümüz modellemeler, borç çevrim kapasitesindeki yapısal risk artışını işaret ediyor.
Tarımsal kredi hacminin 1,2 trilyon lira seviyesine ulaşması, sektörün finansal kaldıraç kullanımını rasyonel sınırların ötesine taşımıştır. %90 oranındaki hazine faiz desteği, piyasa faizleri ile üretim getirisi arasındaki uçurumu kapatmaya çalışsa da sermaye birikimini engellemektedir. Endeks24 Analiz Masası projeksiyonlarına göre, borçluluk yapısındaki bu genişleme 2027 seçim takvimi öncesinde maliye politikası üzerinde ek bir popülizm basıncı yaratma riski taşımaktadır. İNA ve çarpan analizlerimiz, verimlilik odaklı bir reform paketi devreye girmeden yapılan kredi enjeksiyonlarının, gıda enflasyonu üzerindeki yapısal dirençleri kırmada yetersiz kalacağını göstermektedir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Tarım finansmanında sübvansiyon bağımlılığı ve sistemik verimlilik kriziŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




