İran, İsrail ve ABD ekseninde tırmanan jeopolitik gerilimler küresel tedarik zincirlerini baskılarken, Türkiye'nin dış ticaret dengesinde belirgin bir bozulma yaşanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan Şubat 2026 geçici dış ticaret verilerine göre, ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,5 artışla 21 milyar 48,7 milyon dolarda kalırken, ithalat yüzde 5,5 artarak 30 milyar 80 milyon dolara ulaştı.

Karşılama oranında gerileme ve rekor çekirdek açık

Türk Telekom ve Turkcell'den 5G'ye özel ücretsiz internet
Türk Telekom ve Turkcell'den 5G'ye özel ücretsiz internet
İçeriği Görüntüle

Gelişmelerin sonucunda aylık dış ticaret açığı 9 milyar 31,3 milyon dolara yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 72,7 seviyesinden yüzde 70'e geriledi. İmalat sanayisinin toplam ihracat içindeki yüzde 93,8'lik ana ağırlığı korunsa da, bu sektördeki yıllık ihracat büyümesi yüzde 1,8 ile sınırlı kaldı.

Tüketim ithalatında yaşanan yüzde 2,2'lik düşüşe rağmen, enerji ve parasal olmayan altın hariç tutulduğunda hesaplanan çekirdek dış ticaret açığındaki yüzde 143,5'lik rekor büyüme (2 milyar 993 milyon dolar) tablonun en dikkat çekici verisi oldu. Yıllıklandırılmış dış ticaret açığı ise şubat sonu itibarıyla 94,9 milyar dolara ulaşarak 95 milyar dolar sınırına dayandı. Yılın ilk iki aylık döneminde toplam açık 17 milyar 415 milyon dolar olarak kaydedildi. İhracatta 1 milyar 855 milyon dolarla Almanya ilk sıradaki yerini korurken, ithalatta Çin 4 milyar 125 milyon dolarla zirvede yer almaya devam etti.

TÜİK ve Ticaret Bakanlığı dış ticaret verilerini makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:

ANALİZ:

Dış ticaret verilerinin alt kırılımları, enerji dışı çekirdek açıkta yaşanan sert bozulmanın yapısal bir riske dönüştüğünü gösteriyor. Küresel büyümedeki yavaşlama ihracat pazarlarımızın talebini daraltırken, jeopolitik risklerin emtia ve navlun fiyatları üzerinde yarattığı yukarı yönlü baskı ithalat faturasını şişiriyor.

İhracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 70 sınırına çekilmesi, reel sektörün kur üzerindeki likidite ihtiyacını artırarak USD/TRY paritesinde yeni bir stres alanı yaratıyor. Özellikle hammadde ve ara malı ithalatının toplam ithalat içindeki yüzde 72,2'lik yüksek payı, sanayi üretim modelimizin dışa bağımlılığını ve küresel maliyet şoklarına karşı kırılganlığını teyit ediyor. Bu tablo, cari açık finansman maliyetlerinin yükseleceğini, TCMB'nin rezerv biriktirme hedeflerinin zorlaşacağını ve kur geçişkenliği üzerinden enflasyonist baskıların taze kalacağını işaret ediyor.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Türkiye dış ticaret açığı projeksiyonu ve cari denge hassasiyet analizi

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.