İŞKUR'un 2025 yılı tam yıl istihdam verileri, Türkiye ekonomisinde üretimden hizmet sektörüne doğru yaşanan keskin kırılmayı gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz yıl sanayi sektöründe çalışan sayısı yıllık bazda yüzde 3.5 oranında daralırken, 174 bin kişi üreten istihdam havuzundan çıktı. Tarım cephesinde ise istihdam kayıp oranları sanayinin de üzerine çıkarak üretim zincirinde alarm veriyor.

Vasıflı işgücünde hizmet sektörüne kaçış

İŞKUR aracılığıyla 2025 yılında 1 milyon 480 bin kişiye istihdam sağlanmasına rağmen, bu yerleştirmelerin sektörel dağılımı makroekonomik hedeflerle çelişiyor. En fazla işe yerleştirilen meslek grubunun 77 bin kişi ile "silahsız özel güvenlik görevlisi" olması; reyon görevlisi, garson ve market elemanı gibi alanların sanayi işçiliğini açık ara geride bırakması, katma değerli üretim kapasitesini zayıflatıyor. Açık iş bildirimlerinin 2.5 milyon civarında seyretmesi, sanayicinin vasıflı eleman bulma krizini derinleştiriyor.

Hürmüz krizi Avrupa gaz stoklarını vuruyor
Hürmüz krizi Avrupa gaz stoklarını vuruyor
İçeriği Görüntüle

Genç demografinin üretimden kopuşu

Veriler, özellikle 20-29 yaş arası 900 bin genç iş arayanın sanayi veya teknoloji odaklı üretim yerine; sekreterlik, büro memurluğu ve kasiyerlik gibi alanları tercih ettiğini gösteriyor. İşe yerleştirilen 1.5 milyon kişinin yaklaşık 1.2 milyonunun üniversite mezunu olmaması, eğitim ve sanayi entegrasyonundaki kopukluğu netleştiriyor. Üretim hatlarındaki bu kan kaybı, yüksek enflasyon ve dış ticaret açığı ile mücadele edilen 2026 konjonktüründe, sürdürülebilir büyüme hedefleri önünde ciddi bir bariyer oluşturuyor.

İŞKUR istihdam rakamlarını makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:

ANALİZ:

İşgücü piyasasındaki sektörel asimetri, sanayi üretim endeksindeki daralmayı doğrudan besliyor. Vasıflı işgücünün düşük katma değerli hizmet kollarına kayması, sanayide birim ücret maliyetlerini artırırken ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü zayıflatıyor. 2027 projeksiyonlarımızda; sanayideki istihdam açığının kapatılamaması durumunda, potansiyel büyüme oranlarında 0.5 ile 0.8 puanlık yapısal bir kayıp yaşanması muhtemeldir. Bu tablo, salt para politikası sıkılaşmasının ötesinde, istihdam piyasasını üretime teşvik edecek kapsamlı yapısal reformların gecikmeksizin devreye alınmasını zorunlu kılıyor.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Üretimden hizmet sektörüne kayışın makroekonomik maliyeti

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.