Washington'''ın İran'''la vardığı kırılgan anlaşma, Körfez başkentlerinde beklenen rahatlamayı getirmedi. Salı gecesi Abu Dabi'''ye ulaşan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, çarşamba günü üç ülkelik bir turla müttefiklerinin anlaşmaya dair kuşkularını gidermeye çalışıyor. Gündemin merkezinde ise İran'''ın yeniden imarı için öngörülen en az 300 milyar dolarlık taahhüt yer alıyor.
Üç ülke, üç günlük hassas tur
Rubio'''nun 23-25 Haziran'''ı kapsayan ziyareti Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn'''i içeriyor. Üç ülke de İsrail ve ABD'''nin hava saldırılarına misilleme olarak İran'''ın füze ve insansız hava aracı saldırılarına hedef olmuştu. Bakan, Bahreyn'''de ayrıca Körfez İşbirliği Konseyi ile bir araya gelecek. Tur, Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğinde İsviçre'''de yürütülen iki günlük yoğun ABD-İran diplomasisinin hemen ardından geliyor. Vance'''in "önemli" diye nitelediği mutabakat; bölgedeki çatışmaları sonlandırmayı, Hürmüz Boğazı'''nı yeniden açmayı, yaptırımlarda gevşemeyi ve nükleer programa ilişkin müzakerelerin 60 günde tamamlanmasını öngörüyor.
Abu Dabi'''ye inişinde konuşan Rubio, İran'''ın Hürmüz Boğazı geçişlerinden ücret almasına izin verilmeyeceğini vurguladı. Bakan, anlaşmanın Hizbullah gibi İran'''a yakın grupların İsrail'''e saldırılarını durdurmasını da gerektirdiğini doğruladı ve Washington'''ın Körfez müttefiklerinin güvenliğine bağlı kaldığını yineledi. Müttefiklerin rahatsızlıklarını gündeme getirip getirmeyeceği sorulduğunda ise yanıtı netti.
Bu konu kesinlikle bu görüşmelerde gündeme gelecek.
Marco Rubio · ABD Dışişleri Bakanı300 milyar dolarlık soru işareti
Müttefikleri en çok tedirgin eden başlık, mutabakat metninin altıncı maddesinde yer alıyor. Maddeye göre ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran'''ın yeniden imarı için değeri en az 300 milyar dolar olan bir plan hazırlamayı taahhüt ediyor; uygulama mekanizması nihai anlaşma kapsamında 60 gün içinde netleşecek. Ne var ki tutarın ne anlama geldiği konusunda taraflar tek ses değil. Trump gazetecilere "Bizim bir fonumuz yok" diyerek ülkelerin isterse İran'''a yatırım yapabileceğini, bunun kendi kararları olduğunu söyledi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ise Körfez'''in fonu finanse edeceği iddiasını "Bu konuda bilgim yok" sözleriyle karşıladı. Reuters'''ın kaynaklarına göre ise tamamı özel sektörden oluşacak fonun yarısından fazlası şimdiden taahhüt edildi.
Körfez'''in asıl kaygısı
Körfez başkentlerinin endişesi yalnızca paranın nereye gideceği değil. Anlaşma, İran'''ın balistik füze kapasitesine değinmiyor; bu da savaş boyunca İran füzelerinin hedefi olan ülkeler için kritik bir açık olarak görülüyor. Müttefikler, öngörülen kaynağın Tahran'''ın ordusunu yeniden güçlendirmesinde kullanılabileceğinden çekiniyor. Katar ve Umman anlaşmaya daha sıcak bakarken, BAE, Kuveyt ve Bahreyn'''in çekinceleri ağır basıyor. Reuters geçen hafta, İran'''ın Irak'''ta Körfez ülkelerine saldırı düzenlemek üzere yeni gizli hücreler kurduğunu; bu hücrelerin nisan ve mayısta Kuveyt, BAE ve Suudi Arabistan'''daki hedeflere en az yedi insansız hava aracı saldırısı gerçekleştirdiğini bildirmişti.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.




