Altın, geleneksel kimliğiyle çelişen bir dönemden geçiyor. Yatırımcının kriz anlarında sığındığı, enflasyona karşı sigorta saydığı metal, ortada büyüyen bir jeopolitik kriz olmadan değer kaybediyor. 24 Haziran'da ons başına yaklaşık 4.064 dolara inerek iki haftanın en düşük düzeyine gelen altının önündeki asıl belirleyici, Federal Rezerv'in faiz artışına kapı aralayan şahin duruşu ve bu duruşun doları taşıdığı bir yılın zirvesi.
Altın neden güvenli liman gibi davranmıyor
Mantık şöyle işliyor: altın faiz getirmeyen bir varlık. Faizlerin yükseldiği ya da yüksek kaldığı bir ortamda, getiri sunan tahvil ve mevduat karşısında cazibesini yitiriyor. Federal Rezerv'in faiz indirimine değil artışına yöneldiği sinyali, tahvil getirilerini ve doları yukarı taşırken, dolar cinsinden fiyatlanan altını yurt dışı alıcılar için pahalı hale getiriyor.
İlk bakışta çelişkili görünen bu tablonun nedeni, piyasanın odağının kayması. Çatışmanın ilk döneminde altını yukarı çeken enflasyon endişesi, yerini Fed'in enflasyonu dizginlemek için faizleri yüksek tutacağı, hatta artırabileceği beklentisine bıraktı. Enflasyon korkusu altın için bir yakıttı; faiz artışı beklentisi ise fren işlevi görüyor.
Burada gördüğümüz, savaşın altına bindirdiği baskının evrimi. Enflasyon temasından yüksek faiz temasına geçtik; getiriler ve dolar yükseldi, altın geriledi.
Ilya Spivak · Tastylive küresel makro başkanıFaiz artışı beklentisi neyi değiştirdi
Federal Rezerv geçen haftaki toplantısında faizleri sabit tuttu, ancak üyelerin bir bölümü bu yıl en az bir artış öngörüyor. CME FedWatch verilerine göre piyasa, toplantı öncesine kıyasla daha fazla faiz artışını fiyatlıyor. Para birimi tarafındaki etki net: dolar endeksi Mayıs 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı ve külçeyi yabancı alıcılar için daha maliyetli hale getirdi.
Federal Rezerv'in 19 üyesinin 9'u bu yıl en az bir faiz artışı bekliyor. Piyasa fiyatlamasına göre Eylül ayındaki toplantıda artış olasılığı yaklaşık yüzde 70 düzeyinde. Yüksek faiz ortamı, getiri sunmayan altının önündeki en güçlü engel olmayı sürdürüyor.
Gözler Perşembe günkü enflasyon verisinde
Yatırımcının kısa vadeli rotasını belirleyecek veri, Perşembe günü açıklanacak ABD kişisel tüketim harcamaları (PCE) endeksi. Fed'in enflasyonu izlerken öncelik verdiği bu gösterge, faiz patikasına dair yeni ipuçları taşıyacak. Beklentinin üzerinde gelecek bir PCE, faiz artışı senaryosunu güçlendirip altın üzerindeki baskıyı derinleştirebilir.
Piyasa beklentilerine göre altının 4.000 dolar eşiğini kalıcı biçimde kaybetmesi halinde gözler 3.800 dolar, ardından 3.500 dolar bölgesine çevrilebilir. Spivak'a göre fiyatlamanın enflasyon yerine faiz odaklı kalması bu senaryoyu öne çıkarıyor. Kısacası altının yönü, jeopolitik manşetlerden çok Fed'in vereceği sinyallere ve gelecek veriye bağlı.
Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında, bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için Analiz ve Araştırma Kurulu sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı kendi araştırmanıza ve uzman görüşüne dayandırınız.





