Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kolektif savunma yükümlülüğünü NATO Antlaşması'nın 5. maddesiyle teknik olarak aynı gördüğünü söyledi. Fidan'ın değerlendirmesi, üç ülkeden birine yönelik silahlı saldırının üçüne birden yapılmış sayılacağını açıklayan resmî anlaşma özetiyle örtüşüyor.

Fidan, 8 Ağustos'ta Anadolu Ajansı Editör Masası'nda yaptığı açıklamada anlaşmanın tarafların birbirlerinin koruyucu desteğinden yararlanmasını amaçlayan bir güvenlik paktına zemin hazırladığını belirtti. Bakan, başka ülkelerin katılımının ise mevcut tarafların vereceği nihai karara bağlı olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının anlaşmaya ilişkin resmî açıklamasında, üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağı hükmü açık biçimde yer aldı. Aynı açıklama, savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini ve kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini anlaşmanın temel hedefleri arasında gösterdi.

Fidan'ın NATO benzetmesinin sınırı nerede?

Fidan'ın “teknik olarak aynı” nitelemesi kolektif savunmanın çekirdek mantığına işaret ediyor. NATO'nun 5. maddesinde de bir üyeye yönelik silahlı saldırı bütün üyelere yapılmış kabul ediliyor ve diğer müttefikler saldırıya uğrayan ülkeye yardım etmekle yükümlü hale geliyor. Ancak NATO metni yardımın otomatik olarak belirli bir askerî müdahale biçiminde yapılacağını söylemiyor. Her müttefik, gerekli gördüğü eylemi belirliyor ve bu eylem silahlı güç kullanımını içerebiliyor.

KOLEKTİF SAVUNMANIN ORTAK ÇEKİRDEĞİ
MEKKE PAKTI İLE NATO 5. MADDE NEREDE BULUŞUYOR?
MEKKE ANLAŞMASINDA AÇIKLANAN

Üç devletten birine yönelik silahlı saldırı, üçüne karşı yapılmış sayılıyor.

NATO 5. MADDEDE

Bir müttefike yönelik silahlı saldırı, bütün müttefiklere yönelik saldırı kabul ediliyor.

NATO'DAKİ UYGULAMA AYRIMI

Her müttefik gerekli gördüğü yardımı sağlıyor; silahlı güç kullanımı otomatik ve tek tip değil.

MEKKE PAKTINDA AÇIK KALAN ALAN

Kamuya açıklanan özette yardımın biçimi, ortak komuta ve karar prosedürleri ayrıntılandırılmadı.

Fidan'ın “teknik olarak aynı” ifadesi ortak savunma prensibine ilişkin. Kamuya açıklanan bilgiler, iki yapının bütün hukuki ve operasyonel mekanizmalarının aynı olduğu sonucunu vermiyor.

Kaynak: T.C. İletişim Başkanlığı · NATO · Hakan Fidan'ın AA Editör Masası açıklamaları

Bu ayrım, anlaşmanın NATO'nun kurumsal yapısının bir kopyası olduğu sonucuna gidilmesini engelliyor. NATO'nun Kuzey Atlantik Konseyi üzerinden yerleşik siyasi karar süreçleri, ortak komuta yapısı ve onlarca yıla yayılan askerî planlama mekanizması bulunuyor. Mekke Anlaşması'nın kamuoyuna açıklanan çerçevesinde ise karşılıklı savunma hükmü netleşmiş olsa da yardımın türü, karar alma prosedürü ve ortak askerî yapılanmanın kapsamı ayrıntılı biçimde açıklanmış değil.

Dünkü belirsizlik karşılıklı savunma hükmüyle kapandı

Endeks24'ün anlaşma imzalanmadan önce yayımladığı üçlü savunma paktı dosyasında, yeni metnin taraflardan birine saldırıyı üçüne birden yapılmış sayan hükmü içerip içermediği henüz açıklanmamıştı. 7 Ağustos'taki resmî duyuru bu kritik boşluğu kapattı ve söz konusu karşılıklı savunma ilkesinin üçlü metinde yer aldığını doğruladı.

Aynı resmî açıklamada anlaşmanın herhangi bir ülkeyi hedef almadığı, savunma sanayii iş birliği ve askerî birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesinin amaçlandığı belirtildi. İletişim Başkanlığı ayrıca Mekke Anlaşması'nın Türkiye'nin NATO dahil mevcut uluslararası müttefiklik taahhütleriyle çelişmediğini ve NATO üyeliğine alternatif oluşturmadığını açıkladı.

Yeni katılımlar üç ülkenin kararına bağlı

Fidan, mevcut üçlü yapıya katılmak isteyen başka ülkeler bulunduğunu da belirtti. Ancak genişlemenin otomatik olmayacağını, tarafların bu konuda nihai karar vereceğini söyledi. Bu açıklama, paktın gelecekte daha geniş bir bölgesel güvenlik düzenlemesine dönüşme ihtimalini açık tutarken mevcut yükümlülüklerin şimdilik Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulduğunu gösteriyor.

Anlaşmanın bundan sonraki ağırlığını belirleyecek başlıklar, karşılıklı yardımın hangi askerî ve siyasi araçlarla uygulanacağı, ortak karar mekanizmalarının nasıl çalışacağı ve olası yeni üyelerin hangi koşullarla kabul edileceği olacak. Kamuya açıklanan metin kolektif savunmanın temel ilkesini netleştirirken, bu operasyonel ayrıntılar henüz aynı ölçüde görünür değil.