Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Alihan Kuriş ve beraberindeki şüphelilere yönelik operasyonu, kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen yapının yıllardır parçalı görünen ekonomik ağını aynı mali soruşturmanın içine taşıdı. 17 ilde 123 adrese uzanan aramalarda 80 adresin 33 şirkete ait olması, dosyanın ağırlık merkezini doğrudan şirketler, yöneticiler ve para hareketlerine çevirdi. MASAK incelemelerinde bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL'yi aşan yurt dışı para hareketinin araştırıldığı bildiriliyor.
Operasyonun açtığı kapı, 33 şirketten daha geniş. Açık şirket kayıtları, kurumların kendi internet siteleri, Avrupa'daki ticaret ve hayır kurumu sicilleri ile parlamentoların yayımladığı belgeler birlikte okunduğunda sağlık, gıda, inşaat, turizm, tekstil, yayıncılık, eğitim ve öğrenci barınmasına yayılan çok katmanlı bir ekonomi görülüyor. Tek merkezde konsolide edilmiş bir holding bilançosu yok. Ekonomik güç, farklı tüzel kişilikler, dernekler, şirketler ve gayrimenkuller üzerinden dağılıyor.
Operasyon şirket ağının kapısını açtı
Soruşturmanın ilk aşamasında 33 şirkete ait 80 adreste arama yapıldı. Aynı gün ilerleyen saatlerde basına yansıyan soruşturma bilgilerinde, yapılanmayla mali ve ticari bağlantısı bulunduğu değerlendirilen 32 şirketin adı paylaşıldı. Şirketlerin 14'ünün İstanbul'da, 14'ünün Sakarya'da, kalanların Ankara, Antalya, Bolu ve Kocaeli'de bulunduğu aktarıldı. İncelenen başlıklar yalnız ortaklık yapıları değil, yöneticiler arasındaki kesişmeler ile şirketler arasında gerçekleşen para ve mal hareketleri.
Ayakkabı Dünyası bu listenin en dikkat çekici şirketlerinden biri. Markanın kurucusu ve uzun yıllar yönetim kurulu başkanlığını yapan Mehmet Akbacakoğlu, 13 Ağustos 2026 tarihli operasyonda Ankara'da gözaltına alınan 30 şüpheli arasında yer aldı. Soruşturma bilgilerinde Ayakkabı Dünyası Kundura Sanayi ve Ticaret AŞ de Alihan Kuriş yapılanmasıyla mali ve ticari bağlantısı bulunduğu değerlendirilen şirketler arasında sayıldı. Bu tablo, şirketin cemaatin ekonomik ağı içinde yer aldığı yönündeki iddiayı doğrudan mevcut soruşturmanın kişi ve şirket bağlantılarına taşıyor. Akbacakoğlu ve şirket hakkındaki suçlamalar henüz yargı kararıyla kesinleşmiş değil.
32
SORUŞTURMADA ADI GEÇEN ŞİRKETLER
Ticari ağ tek sektöre değil, ekonominin farklı kollarına yayılıyor
Şirketler, soruşturmada mali ve ticari bağlantısı bulunduğu değerlendirilen tüzel kişilikler. Liste tek başına sahiplik veya suç tespiti anlamına gelmiyor.
Sağlık ve gıda en görünür ticari damarlar arasında
Soruşturma listesinde yer alan Hisar Sağlık Hizmetleri, ekonomik ağ tartışmasında yeni bir isim değil. Hisar Hospital Intercontinental 2005'ten beri İstanbul Ümraniye'de faaliyet gösteriyor. Hastane yıllardır Süleymancı çevreyle ilişkilendirilen en büyük ticari varlıklardan biri olarak anılıyor. Bugünkü soruşturmada şirketin adının mali ve ticari bağlantı listesine girmesi, daha önce siyasi ve cemaat içi tartışmalarda kalan ilişkinin artık adli mali incelemenin de konusu olduğunu gösteriyor.
Gıda tarafında Akdeniz Toros daha izlenebilir bir fiziksel ölçek sunuyor. Şirketin resmi satış ve tanıtım kanalları markayı helal et ve et ürünleri üreticisi olarak konumlandırıyor. Açık şirket tanıtımlarında İstanbul Kurtköy'de 4 bin 500 metrekare açık ve 2 bin 800 metrekare kapalı, Sakarya Kaynarca'da ise 73 bin metrekare açık ve 5 bin 400 metrekare kapalı entegre tesis bilgileri yer alıyor. Böylece yalnız bu şirket üzerinden Türkiye'de on binlerce metrekarelik üretim altyapısı görülüyor.
Akdeniz Toros'un yurt dışı izi ise daha dikkat çekici. İngiltere Companies House kayıtlarında AKDENIZ TOROS UK LTD 2019'da kurulmuş, et ve et ürünlerinin toptan ve perakende ticareti alanında faal bir şirket olarak görünüyor. Kayıtlı adresi 212-216 Kingsland Road, Londra.
Londra'da dini merkez ile ticaret aynı adreste kesişiyor
Kingsland Road adresi dosyanın yurt dışındaki en somut ticari kesişimlerinden birini veriyor. İngiltere Charity Commission kayıtlarında The United Kingdom Turkish Islamic Cultural Centre aynı 212-216 Kingsland Road adresinde kayıtlı. Kurumun iletişim adresinde de suleymaniye.org alan adı kullanılıyor. 31 Mart 2025'te biten mali yılda Charity Commission'a bildirilen geliri 218 bin 802 sterlin, gideri 243 bin 252 sterlin.
Ticaret sicili bağlantıyı bir adım daha ileri taşıyor. AKDENIZ TOROS UK LTD'nin ilk önemli kontrol sahibi kaydı, 16 Mayıs 2019 ile 11 Ekim 2019 arasında Suleymaniye Ltd. Companies House'a göre bu şirket AKDENIZ TOROS UK LTD üzerinde yüzde 75'in üzerinde oy hakkına ve yönetici atama veya görevden alma yetkisine sahipti. Suleymaniye Ltd'nin kendi kontrol kayıtlarında da aynı Kingsland Road adresi bulunuyor.
Buradaki ilişki, Türkiye'deki soruşturma listesini otomatik biçimde İngiltere'deki hayır kurumuna bağlayan bir mülkiyet zinciri kurmuyor. Fakat aynı adreste dini kurum, "Suleymaniye" adıyla kurulmuş bir şirket ve et ticareti yapan başka bir şirketin sicil geçmişinde birbirine değmesi, Süleymancı çevrenin yurt dışındaki faaliyetlerinde dini hizmet ile ticari işletmenin tamamen ayrı dünyalar olmadığını gösteren belgeli bir örnek.
Yurt, okul ve yayıncılık ekonomik modelin altyapısı
Süleymancı yapılanmanın Türkiye'deki tarihsel büyüme modeli öğrenci barınması ve din eğitimi etrafında şekillendi. "Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Dernekleri" adıyla kurulan yerel tüzel kişilikler, farklı dönemlerde yurt ve pansiyon işletmeciliğinin hukuki taşıyıcısı oldu. Bu yapı, tek merkezde tutulan bir gayrimenkul portföyü yerine çok sayıda yerel dernek, vakıf ve işletme üzerinden mülkiyet üretti. Bugün toplam mal varlığını hesaplamayı zorlaştıran temel nedenlerden biri de bu dağınık hukuki yapı.
Özel okul markaları da aynı eğitim ekosisteminin ticari ayağını genişletti. Süleymaniye, Selimiye ve İsabet adlarıyla faaliyet gösteren özel okullar farklı şehirlerde kampüslere sahip. Bunların her birini tek bir şirket bilançosunda toplamak mümkün değil. Ancak okul, yurt ve kursların yıllar içinde oluşturduğu bina, arsa, kira geliri ve hizmet ekonomisi, yapının ticari şirketlerden bağımsız ikinci büyük varlık katmanını oluşturuyor.
Yayıncılık tarafında Fazilet Neşriyat ile Fazilet Takvimi, hareketle en uzun süredir ilişkilendirilen ticari markalar arasında. Fazilet Takvimi'nin kendi dijital kanalları ürünü dünya genelinde milyonlarca kullanıcıya ulaşan bir yayın olarak tanıtıyor. Çamlıca Basım Yayın ise kitapların yanında Yedikıta, İnsan ve Hayat ve Çamlıca Çocuk gibi süreli yayınları aynı dağıtım ekosisteminde topluyor. Avrupa'ya dönük Çamlıca Kitap satış kanalları Almanca, Fransızca ve İngilizce yayınlarla bu dağıtımın Türkiye sınırını aştığını gösteriyor.
Bu modelin ekonomik önemi yalnız satış gelirinde değil. Eğitim kurumları, öğrenci barınması, yayıncılık, gıda ve dini hizmetler aynı toplumsal tabana erişiyor. Aidat ve bağışla finanse edilen kurumsal yapı ile ticari işletmeler yan yana büyüdüğünde, müşteri, bağışçı, öğrenci ve çalışan havuzları arasında güçlü bir iç pazar oluşabiliyor. Açık kaynaklar bu kesişimin varlığını gösteriyor, ancak grup çapında ortak bir kasa veya tüm işletmeleri yöneten tek bir şirket merkezi ortaya koymuyor.
Tek bir Almanya projesi 70 milyon euro
Yurt dışındaki en görünür varlık tabanı Almanya'da. Alman Federal Meclisinin 2007 tarihli bir belgesi, VIKZ olarak bilinen Verband der Islamischen Kulturzentren bünyesindeki imamların Türkiye'den çıkan ve "Süleymanci" olarak adlandırılan dini geleneğin eğitim sisteminden geldiğini açıkça kaydediyor. Bundestag belgesinde VIKZ'nin o tarihte 300'den fazla camide faaliyet gösterdiği belirtiliyor.
VIKZ'nin bugün kendi verdiği sayı da yaklaşık 300 yerel cemaat ve eğitim kuruluşu. Kuruluş, Almanya genelinde 20'den fazla öğrenci yurdu lokasyonu işletiyor. Bu sayı yalnız barınma ağının coğrafi genişliğini gösteriyor. Yerel derneklerin her birinin mülkiyet yapısı ayrı olduğu için, 300 kuruluşun gayrimenkul değerini tek bir toplamda görmek mümkün değil.
Köln Müngersdorf'taki yeni merkez ise gerçek bir fiyat etiketi taşıyor. VIKZ, 2015'te Stolberger Straße 370a'da yaklaşık 12 bin 600 metrekarelik arazi satın aldığını ve burada yaklaşık 16 bin metrekare kullanım alanına sahip yeni genel merkez kuracağını kendi duyurusunda açıkladı. Proje 2018'de kamuoyuna yaklaşık 70 milyon euro bütçeyle tanıtıldı. Finansmanın banka kredileri, üye aidatları ve bağışlardan karşılanacağı açıklandı.
İnşaat yıllara yayıldı. Projenin güncel resmi sayfası, kompleksin "medrese" olarak adlandırılan bölümünün 25 Temmuz 2026'da kullanıma alındığını duyuruyor. Yönetim, eğitim, öğrenci barınması, ibadet, toplantı alanları, misafirhane, restoran ve ticari hizmet birimlerini aynı komplekste birleştiren merkez, Süleymancı geleneğe bağlı yurt dışı kurumsal ağın açık kaynaklarda görülebilen en büyük tekil yatırımlarından biri.
AÇIK KAYNAKLARDA GÖRÜNEN ÖLÇEK
Tek bir yurt dışı yatırımın ilan edilen bütçesi 70 milyon euro.
Köln'deki merkez yalnız bir VIKZ yatırımı. Almanya'daki yaklaşık 300 yerel kuruluş ve 20'den fazla yurt lokasyonu ile Türkiye'deki üretim tesisleri, hastane, okullar, yurtlar ve diğer ülkelerdeki bağımsız tüzel kişilikler bu bütçenin dışında.
Hollanda'da 47 kuruluşlu ayrı bir ağ
Hollanda'daki Stichting Islamitisch Centrum Nederland, SICN, 1972'de kuruldu. Hollanda Temsilciler Meclisi için hazırlanan 2017 tarihli araştırma, SICN'yi Süleyman Hilmi Tunahan'dan ilham alan hareketin ülkedeki çatı kuruluşu olarak tanımlıyor. Araştırma ayrıca yapının Köln merkezli VIKZ ve Türkiye'deki aynı gelenekten kuruluşlarla manevi ve bilgi alışverişine dayalı bağlarını kaydediyor, fakat SICN için Türkiye'den mali veya idari yönlendirme kanıtı bulmadığını da belirtiyor.
SICN'nin 2026 tarihli resmi sayfasında Hollanda genelinde 47 yerel bağlı kuruluş bulunuyor. 2017 araştırmasında yerel faaliyetlerin üyelik katkıları, girişimci sponsorluğu ve katılımcı ödemeleriyle finanse edildiği, gayrimenkul ve konaklama kullanan yerel yapıların hukuken birbirinden ayrıldığı görülüyor. Hollanda Parlamentosuna sunulan çalışma, ağın büyüklüğünü gösterirken aynı zamanda yurt dışındaki bütün kuruluşları tek bir Türkiye merkezli bilançoya yazmanın neden mümkün olmadığını ortaya koyuyor.
Muhtemel mal varlığı hangi büyüklüğe işaret ediyor?
Süleymancılar için kamuya açık, bağımsız denetimden geçmiş bir "toplam mal varlığı" hesabı bulunmuyor. Buna karşılık ekonomik ölçek artık yalnız tahminlerden ibaret değil. Almanya'da 70 milyon euro bütçeyle açıklanan tek bir genel merkez projesi, Türkiye'de on binlerce metrekare üretim alanı bulunan gıda şirketi, büyük bir özel hastane, farklı şehirlerde okul ve yurt ağı, Londra'da ticaret şirketleriyle kesişen dini kurum adresleri ve Hollanda'da 47 yerel kuruluş açık kayıtlarda görülebiliyor.
Bunlar bir araya getirildiğinde "yüz milyonlarca liralık" genel ifadeler yapının ölçeğini anlatmakta yetersiz kalıyor. Yalnız Köln projesinin ilan edilen bütçesi 70 milyon euro. Türkiye ve Avrupa'daki diğer taşınmazların, şirket hisselerinin ve işletme değerlerinin güncel rayiçleri bilinmediği için bunun üzerine güvenilir bir toplam rakam koymak mümkün değil. Buna rağmen açık kaynakların işaret ettiği kurumsal varlık tabanının tek bir projeden çok daha büyük olduğu, özellikle gayrimenkul, eğitim ve barınma varlıklarının hesap dışında kaldığı görülüyor.
Gerçek bilanço için dört veri gerekiyor: Türkiye'deki şirketlerde nihai faydalanıcı sahiplik, dernek ve vakıfların tapu portföyü, Avrupa'daki bağlı kuruluşların mali tabloları ve şirketler arası borç ile para transferleri. Ankara'daki soruşturma bu nedenle ilk kez yalnız "hangi şirketler var" sorusundan daha ileri bir kapı açabilir. Kayyum ve el koyma kararlarında mal varlığı listeleri ayrıntılı biçimde ortaya çıkarsa, yıllardır farklı tüzel kişiliklere dağılmış ekonomik ağın somut büyüklüğü de ilk kez ölçülebilir hale gelecek.
Siyasi nüfuz yalnız kulis iddiası değil
Süleymancı geleneğin siyasetteki etkisi, lider kadronun doğrudan parlamentoya girdiği dönemlerle belgelenebiliyor. Akademik çalışmalar, Süleyman Hilmi Tunahan'ın damadı ve sonraki lider Kemal Kaçar'ın Adalet Partisi'nden üç dönem milletvekilliği yaptığını kaydediyor. Kaçar dönemindeki doğrudan siyasi temsil, cemaatin yalnız dini ve ekonomik değil, siyasal örgütlenme kapasitesine de sahip olduğunu gösteren en somut tarihsel kayıtlardan biri.
Siyasi nüfuzun ikinci boyutu bürokrasi iddiaları. Yıllardır emniyet, yargı ve kamu yönetiminde Süleymancı kadrolar bulunduğuna ilişkin çok sayıda iddia yayımlandı. Ancak kamudaki personelin dini aidiyetini gösteren doğrulanabilir bir veri tabanı olmadığı için bu alanın büyüklüğünü sayısallaştırmak mümkün değil. Buna karşılık milletvekilliği, bakanlık, parti kuruculuğu ve seçim dönemlerindeki açık siyasi pozisyonlar, hareketin siyasetle ilişkisinin yalnız söylentiden ibaret olmadığını gösteren kayıtlı zemin.
Ekonomik nüfuzun asıl gücü ağ yapısında
Ortaya çıkan tablo klasik bir holdingden farklı. Holdinglerde iştirakler, sermaye payları ve konsolide bilanço yukarı doğru izlenebilir. Süleymancı ekonomik ekosisteminde ise şirket, dernek, vakıf, okul, yurt, yayınevi ve yurt dışı dini kuruluşlar farklı hukuki çatılar altında duruyor. Bu yapı hem toplam servetin görünürlüğünü azaltıyor hem de ekonomik faaliyetin tek bir şirketin başarısına bağlı kalmadan sürmesini sağlıyor.
Ağın en güçlü tarafı, dini ve sosyal faaliyetin aynı zamanda ekonomik dolaşım yaratması. Öğrenci barınması gayrimenkul ihtiyacı doğuruyor, eğitim okulları ve yayıncılığı besliyor, geniş mensup tabanı gıda ve perakende için hazır pazar yaratıyor, aidat ve bağışlar yeni kurumsal yatırımların finansmanına dönüşebiliyor. Almanya'daki 70 milyon euroluk merkezin banka kredileriyle birlikte üye aidatı ve bağışla finanse edilmesi bu modelin yurt dışındaki en açık örneklerinden biri.
TÜRKİYE
32 şirketlik mali ve ticari ilişki listesi
ALMANYA
Yaklaşık 300 yerel kuruluş ve eğitim ağı
HOLLANDA
47 bağlı yerel kuruluş
İNGİLTERE
Dini merkezle kesişen şirket sicilleri
Ankara'daki operasyonun önemi de burada yatıyor. İlk kez şirket isimleri, banka hareketleri, yurt dışı transferler ve mal varlığı tedbirleri aynı soruşturmanın parçaları haline geliyor. Dosya derinleştikçe yalnız Alihan Kuriş çevresindeki şüphelilerin cezai sorumluluğu değil, Süleymancı hareketin Türkiye'de onlarca yılda kurduğu ekonomik ağın hangi bölümünün aynı kontrol mekanizmasına bağlı olduğu da sınanacak.
Bugün açık kaynaklardan görülen resim, tek patronlu ve tek bilançolu bir "Süleymancılar Holding" değil. Daha zor izlenen bir yapı var: Türkiye'de farklı sektörlere yayılmış şirket ilişkileri, eğitim ve yurtlar üzerinden büyüyen gayrimenkul tabanı, yayıncılık ve gıda gibi mensup ekonomisine yakın ticari alanlar, Avrupa'da yüzlerce yerel kuruluş ve on milyonlarca euroluk tekil yatırımlar. Soruşturmanın mali belgeleri kamuya açıldıkça bu dağınık ağın gerçek sahiplik haritası ve toplam ekonomik ağırlığı daha net ortaya çıkacak.





