Dünya ekonomileri, 2026 yılına yüksek faiz maliyetleri ve sürdürülemez borç seviyeleriyle giriş yaparken Türkiye, mali disiplini stratejik altın rezervi birikimiyle birleştirerek OECD ve G20 ülkeleri arasında pozitif yönde ayrışmaya devam ediyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre gelişmiş ekonomilerde kamu borcunun GSYH’ye oranı ortalama %110 seviyesini aşarak tarihsel risk sınırlarına ulaştı.
Gelişmiş ekonomilerde borç sarmalı derinleşiyor
Japonya %237, ABD %124 ve İtalya %137,8 oranındaki kamu borç yükleriyle finansal hareket alanlarını kaybederken, Türkiye’nin borç stokunun GSYH’ye oranı %24,6 seviyesinde dengelendi. Bu oran, %60 olan Maastricht kriterlerinin ve OECD ortalamasının oldukça altında kalarak Türkiye’ye küresel likidite daralmalarına karşı yapısal bir koruma kalkanı sağlıyor.
Türkiye altın rezervinde dünya devlerini takip ediyor
Dünya Altın Konseyi (WGC) ve TCMB verilerine göre Türkiye, 641,3 tonluk resmi altın stokuyla Japonya ve Hindistan’ın hemen ardından dünyanın en çok altın tutan 10. ülkesi konumuna yükseldi. TCMB’nin toplam brüt rezervleri Şubat 2026 itibarıyla 200 milyar dolar eşiğini aşarken, altın rezervlerinin piyasa değeri 134 milyar dolar bandına yaklaşarak rezerv kompozisyonundaki dayanıklılığı artırdı.
Rezerv gücü ve büyüme projeksiyonları
TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın son değerlendirmeleri, hanehalkının elindeki altın varlığının 600 milyar dolar seviyesinde olduğunu ve altın fiyatlarındaki yükselişin Türkiye ekonomisinde ciddi bir servet etkisi yarattığını gösteriyor. OECD tahminleri Türkiye’nin 2026 yılında %3,4 büyüyeceğine işaret ederken, bu oran Türkiye’yi örgüt genelinde en hızlı büyüyen ilk dört ekonomiden biri yapıyor.
Küresel borç risklerini rasyonalize eden modellerimiz süreçteki risk ve fırsat dengesinin Türkiye lehine netleştiğini işaret ediyor:
ANALİZ:
Küresel ekonomide stagflasyonist endişelerin borç sürdürülebilirliğiyle kesiştiği bu dönemde Türkiye, "borç/GSYH" rasyosundaki %24,6’lık performansıyla G7 ülkelerine kıyasla çok daha geniş bir mali alana sahip bulunuyor. TCMB rezervlerinin 200 milyar doları aşması ve rezerv kompozisyonundaki altın payının %40'ı geçmesi, sadece likidite yönetimini değil, aynı zamanda olası jeopolitik risklere karşı "finansal savunma derinliğini" de güçlendiriyor. İNA ve rasyonel çarpan modellemelerimiz, Türkiye’nin düşük net borç stokunun (%18,2) ülke risk primini (CDS) orta vadede baskılamaya devam edeceğini öngörüyor. Altın fiyatlarındaki her %10’luk yükselişin rezerv değerlemesi üzerinden TCMB bilançosuna sağladığı katkı, dezenflasyon sürecinde parasal sıkılaşmanın maliyetini kompanse eden kritik bir faktör olarak öne çıkıyor.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Türkiye altın rezervleri ve kamu borç yönetimi stratejik raporu
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




