Türkiye genelinde 17 milyonu aşan emekli kitlesi, bankalar tarafından ödenen promosyon tutarlarının güncel ekonomik verilerin gerisinde kaldığını vurguluyor. 2025 yılında gerçekleşen %30,89 oranındaki resmi TÜFE artışına rağmen, birçok bankanın promosyon rakamlarını sabit tutması veya sembolik artışlar yapması tepki çekiyor. Emekliler, SGK üzerinden bankalara aktarılan devasa nakit hacmine karşılık kendilerine sunulan payın "devede kulak" kaldığını ifade ederek revizyon istiyor.
Satın alma gücü kaybı promosyonları eritti
Geçen yıl belirlenen ve 12 bin TL ile 35 bin TL arasında değişen mevcut promosyon tutarları, artan yaşam maliyetleri karşısında etkinliğini yitirdi. Bankalarla yapılan üç yıllık protokoller, emekliyi uzun süre aynı rakama mahkûm ederken; fatura ödeme talimatı ve kredi kartı kullanım şartları gibi ek zorunluluklar şikâyetlerin odağında yer alıyor. Emekli dernekleri, promosyonların tıpkı maaşlar gibi her yıl veya altı ayda bir enflasyon oranında güncellenmesi gerektiğini savunuyor.
Kamu bankalarının öncülüğü bekleniyor
Sektör temsilcileri, promosyon tutarlarında yapılacak olası bir artışın ilk adımının kamu bankalarından gelmesini öngörüyor. %30,89’luk 2025 enflasyon farkının mevcut ödemelere yansıtılması durumunda, en düşük promosyon ödemesinin 16 bin TL seviyelerine çıkması teknik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Mevcut müşterisini kaybetmek istemeyen özel bankaların da bu rekabete katılarak rakamları yukarı çekmesi bekleniyor.
Bankaların kâr marjı ve etik dengesi
Kamu ve özel sektör çalışanlarına yönelik promosyon ihalelerinde son derece bonkör davranan bankaların, emekli grubuna karşı daha kısıtlı bütçeler ayırması sosyal bir dengesizlik yaratıyor. Her yıl kâr rekorları kıran bankacılık sektörünün, emekli maaşları üzerinden elde ettiği düşük maliyetli likidite avantajını hak sahiplerine daha adil bir şekilde dağıtması yönündeki baskılar artıyor.
Emekli maaş ödemeleri üzerinden bankaların elde ettiği likidite hacmini makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
Bankacılık sektörü, emekli maaş ödemeleri aracılığıyla sisteme dahil edilen devasa likiditeyi düşük maliyetli fonlama kaynağı olarak kullanıyor. 2025 yılı enflasyonunun %30,89 seviyesinde gerçekleşmesi, üç yıllık sabit taahhüt modellerini finansal rasyolar açısından emekli aleyhine bir "negatif reel getiri" tuzağına dönüştürdü. Modellemelerimiz, bankaların müşteri tutundurma maliyetlerini (CAC) optimize etmek adına 2026'nın ikinci çeyreğinde promosyonlarda en az %35'lik bir yukarı yönlü revizyona gitmek zorunda kalacağını işaret ediyor. Operasyonel performans ve fonlama maliyeti dengesi gözetildiğinde, yıllık güncelleme modeline geçilmemesi durumunda 2027 projeksiyonlarında "maaş taşıma" hızının rekor seviyelere ulaşması sistemik bir risk olarak değerlendiriliyor.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Emekli promosyonlarında enflasyon endeksli güncelleme ihtiyacıŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




