25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7571 sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu’na (VUK) eklenen Geçici 37. madde, 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde enflasyon düzeltmesi uygulamasını askıya aldı. Düzenleme uyarınca genel mükellef grubu için 2025 yılında düzeltme yapılmazken; devir, tam bölünme, tasfiye veya hesap dönemi değişikliği gibi nedenlerle "kıst dönem" beyannamesi veren kurumlar için teknik bir risk ortaya çıktı.
Özellikle devir ve tam bölünme nedeniyle infisah eden kurumların, Kanun’un yürürlük tarihi olan 25 Aralık 2025’ten önce kapanan hesap dönemleri için enflasyon düzeltmesi yapma zorunluluğu bulunuyor. Maliye Bakanlığı’nın güncel özelgeleri ve vergi hukukunun temel ilkeleri, bu tarihten önce tamamlanan işlemler için düzeltme yapılmamasının cezalı tarhiyat gerekçesi sayılabileceğine işaret ediyor.
Anayasal risk ve geriye yürümezlik ilkesi
Vergi hukukunda "kanunların geriye yürümezliği" ilkesi uyarınca, 7571 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce hukuken tekemmül etmiş kıst dönemlerin, yeni erteleme düzenlemesinden yararlanması Anayasa’nın 2. maddesine aykırılık teşkil ediyor. Bu kapsamda, 25 Aralık 2025 öncesinde devir veya bölünme tescili yapılan şirketlerin, enflasyon düzeltmesi yaparak kazanç belirlemesi yasal bir zorunluluk olarak değerlendiriliyor.
Cezalı tarhiyat uyarısı
Uzmanlar, bu dönemlerde düzeltme yapmadan beyanname veren veya düzeltme işlemini vergi ziyaına yol açacak şekilde hatalı kurgulayan mükelleflerin, vergi incelemelerinde ciddi yaptırımlarla karşılaşabileceğini vurguluyor. Tasfiye ve iflas halindeki kurumlarda düzeltme farkları kazancın tespitinde dikkate alınmasa da, devir ve bölünme işlemlerinde durumun vergi kaybı açısından kritik önemde olduğu belirtiliyor.
VUK Geçici Madde 37 düzenlemesini vergi hukukunun temel ilkeleriyle rasyonalize eden modellerimiz, süreçteki risk ve fırsat dengesini şu şekilde netleştiriyor:
ANALİZ:
7571 sayılı Kanun ile getirilen enflasyon düzeltmesi ertelemesi, geniş bir mükellef kitlesi için öngörülebilirlik sağlasa da, 2025 yılı içindeki kıst dönem işlemlerinde "hukuki zaman aşımı" gri alanı oluşturmuştur. Vergi idaresinin geçmiş dönemlerdeki özelge trafiği incelendiğinde; tescil tarihi itibarıyla kanun yürürlükte değilse, o tarihteki cari mevzuatın (enflasyon düzeltmesi zorunluluğu) uygulanması gerektiği açıkça görülmektedir.
Buradaki en kritik risk, şirketlerin "nasıl olsa erteleme geldi" varsayımıyla geçmişe dönük kıst dönem beyannamelerini düzeltmemeleri veya bekleyen beyannameleri düzeltmesiz vermeleridir. Bu durum, vergi müfettişleri tarafından doğrudan "vergi ziyaı" kapsamında değerlendirilebilecek somut bir hata alanıdır. Şirketlerin, özellikle 2025 yılının ilk 11 ayında gerçekleşen yapısal değişikliklerini (merger & acquisition) bu perspektifle yeniden denetlemesi, olası faiz ve ceza yüklerinden korunmak adına hayati önem taşımaktadır.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Vergi hukukunda geriye yürümezlik ve kıst dönem maliyet analiziŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




