Bir işletmenin bankaya götürdüğü çekin karşılığının çıkmaması, çoğu zaman tek bir firmanın değil, ona mal veren ve ondan alacaklı olan bütün bir zincirin sıkıntıya girdiği anlamına gelir. Türkiye'de bu zincirin son üç yılda giderek daha sık koptuğunu gösteren veri, Adalet Bakanlığı istatistiklerinde net biçimde görülüyor. Karşılıksız çıkan çek sayısı 2023'ten 2024'e geçişte neredeyse ikiye katlandı.
Haziran 2023'te devreye giren ve iç talebi kısmayı hedefleyen sıkı para politikası, enflasyonu yavaş indirirken reel sektörde finansmana erişimi pahalılaştırdı. Faizlerin yükseldiği, kredi musluklarının kısıldığı bu dönemde işletmelerin birbirine olan ödemeleri aksamaya başladı. Çek ve senet verileri, bu aksamanın boyutunu rakamlara döküyor.
Çek adedi 147 binden 274 bine çıktı
Adalet Bakanlığı kayıtlarına göre 2023 yılında 146 bin 869 olan karşılıksız çek sayısı, 2024'te 273 bin 637'ye yükseldi. Artış 2025'te de durmadı; yıl genelinde 311 bin 17 çek karşılıksız çıktı. Bu yılın yalnızca ocak nisan döneminde ise 103 bin 955 çek karşılıksız kaldı. Dört aylık bu rakam, tam bir yılı kapsamasa da sorunun 2026'da hız kesmediğine işaret ediyor.
Karşılıksız çek, bir işletmenin tahsil edemediği alacağın ötesinde, ticari ödeme zincirinin halka halka koptuğunun habercisidir.
Senet protestolarında da tırmanış sürüyor
Tabloyu tamamlayan diğer gösterge protesto edilen senetler oldu. 2018'de 218 bin 680 olan protestolu senet sayısı 2024'te 242 bin 86'ya, 2025'te 301 bin 447'ye çıktı. Bu yılın ilk üç ayında 77 bin 634 senet protesto edildi. Çek ve senedin birlikte yükselmesi, nakit akışının yalnızca büyük ölçekte değil, esnaf ve küçük işletme düzeyinde de bozulduğuna işaret ediyor.
Sıkı politikanın görünmeyen faturası
Uzmanlara göre tablonun arkasında, enflasyonla mücadele için uygulanan sıkı para politikasının reel sektördeki yan etkileri var. Finansmana erişimin zorlaşması ve maliyetlerin artması işletmelerin nakit döngüsünü daraltıyor; bir halkadaki ödeme gecikmesi zincirin tamamına yayılıyor. Piyasa gözlemcileri, çek ve senet verilerindeki yükselişin ödeme güçlüğünün geçici bir dalgalanma değil süregelen bir baskı olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Mahkemelerdeki icra ve iflas dosyalarının 25 milyonu aşması da bu tablonun hane ve şirket cephesindeki yansıması olarak okunuyor.
Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında, bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için Analiz ve Araştırma Kurulu sayfamızı inceleyebilirsiniz.




