Türkiye ekonomisindeki enflasyonist süreç, madeni paraların günlük hayattaki işlevini ve üretim süreçlerini radikal bir değişime zorladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2026 yılının Ocak ayında madeni para üretimi, piyasa ihtiyaçlarından ziyade simgesel bir boyuta evrildi.
Küçük kupürlerde üretim tamamen durdu
Darphane’nin 2026 yılı Ocak ayı verileri, 25 kuruş, 5 kuruş ve 1 kuruşluk madeni paraların üretiminin tamamen sıfırlandığını gösteriyor. 2023 yılında 124,8 milyon adet basılan 25 kuruşun 2025 yılından itibaren üretim bandından çekilmesi, düşük değerli paraların ekonomik dolaşımda artık karşılık bulmadığını kanıtlıyor. Ocak ayında sadece 180 bin adet basılan 10 kuruşun toplam parasal değeri ise yalnızca 18 bin TL olarak kayıtlara geçti.
En büyük madeni paranın sakız karşılığı kalmadı
Piyasadaki en yüksek değerli madeni para olan 5 TL’nin alım gücü, temel tüketim maddeleri karşısında sembolik bir seviyeye geriledi. Marketlerde tekli sakız fiyatlarının 7 ila 10 TL bandına çıkması, en büyük madeni paranın dahi en küçük perakende birimini satın almaya yetmediğini gösteriyor. Bu durum, madeni paraların metal maliyetinin nominal değerini aşması riskini de beraberinde getiriyor.
Üretim hacmi hatıra paralarla korunuyor
Ocak ayında tedavüle verilen toplam 37 milyon 890 bin adet madeni paranın büyük bir kısmı, Cumhuriyetin 100. yılı için basılan 5 TL’lik hatıra paralardan oluştu. Darphane, 10 milyon adet 5 TL basımı gerçekleştirirken, 50 kuruşluk üretim 2 milyon 70 bin adette kaldı. Bu veriler, Darphane’nin sınırlı ve seçici üretim stratejisini 2026 yılında da sürdüreceğini işaret ediyor.
Madeni para dolaşımındaki daralmayı makro projeksiyon setlerimizde incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
Darphane’nin üretim tercihlerindeki bu keskin değişim, enflasyonun madeni paranın içsel metal değerini nominal değerinin üzerine taşıdığının en somut göstergesidir. 2025 yılında başlayan düşük değerli para basımındaki sert frenleme, 2026 Ocak ayı itibarıyla bir tasfiye sürecine dönüşmüş durumda. Özellikle en büyük madeni para olan 5 TL’nin dahi bir paket sakız almaya yetmemesi, piyasanın doğal yollarla dijital ödeme sistemlerine veya daha yüksek kupürlü kağıt paralara yöneldiğini kanıtlıyor.Orta vadeli projeksiyonlarımız, 1 TL ve 5 TL dışındaki kupürlerin 2027 yılına kadar tamamen hatıra para statüsüne gerileyeceğini işaret ediyor. Bu durum, perakende sektöründe yuvarlama maliyetlerini artırırken, nakit yönetimi operasyonlarında dijitalleşme baskısını zirveye taşıyacaktır. Nominal değeri üretim maliyetinin altında kalan madeni paraların piyasadan çekilmesi, mikro ölçekli fiyatlama davranışlarını da yukarı yönlü tetikleme riski barındırıyor.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Madeni para basımında rasyonel zemin kaybı ve dijitalleşme zorunluluğuŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.





