Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) verilerine göre, 2025 yılının tamamında 51 ülkeye 401 milyon 193 bin dolarlık domates ihraç eden Türkiye, 2026 yılına hızlı bir başlangıç yaptı. Geçen yılın aynı döneminde 161 milyon 183 bin dolar olan ihracat geliri, bu yılın ilk üç ayında 180 milyon 163 bin dolara yükseldi. 44 farklı ülkeye gerçekleştirilen satışlar, Türk tarımının uluslararası pazarlardaki stratejik ağırlığını artırdığını gösteriyor.
Romanya, 42 milyon 766 bin dolarlık alımla Türkiye’nin en büyük domates pazarı olma konumunu korurken; bu ülkeyi 27 milyon 263 bin dolarla Rusya ve 16 milyon 776 bin dolarla Ukrayna izledi. İhracattaki bu ivme, kalite standartlarındaki yükseliş ve sürdürülebilir üretim modelleriyle destekleniyor.
Jeotermal enerji ve maliyet avantajı
Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği (SERA-BİR) Başkanı Onur Girdap, küresel ölçekte artan enerji maliyetlerinin Türkiye için bir fırsata dönüştüğünü belirtti. İran, İsrail ve ABD arasındaki gerilimin tetiklediği enerji krizinin Avrupa'daki sera üretimini maliyet açısından zorladığına dikkat çeken Girdap, Türkiye'nin jeotermal kaynaklarını kullanarak rekabetçiliğini artırdığını vurguladı.
Uluslararası pazarda Türk markası vurgusu
Türkiye'nin izlediği aktif dış politika ve modern sera yatırımlarının ihracat performansına doğrudan yansıdığı ifade ediliyor. Özellikle Avrupa pazarında artan talep, jeotermal kaynakların yaygın kullanımıyla birleşince Türkiye'yi birçok ülkeye kıyasla daha avantajlı bir konuma taşıyor. Sektör temsilcileri, önümüzdeki dönemde yeni pazar arayışlarının ve modern sera yatırımlarının hız kesmeden devam edeceğini öngörüyor.





