Avrupa Merkez Bankası’nda haziran toplantısı öncesi faiz artışı beklentileri yeniden güç kazandı. AMB Başkanı Christine Lagarde, mart ayında açıklanan yüzde 2,6 seviyesindeki enflasyon tahmininin yukarı yönlü revize edilebileceğini söyledi.

İtalyan televizyon programı Che Tempo Che Fa’ya konuşan Lagarde, mart ayından bu yana ekonomik görünümün değiştiğini belirtti. Ancak AMB’nin 11 Haziran toplantısında doğrudan faiz artırıp artırmayacağı konusunda net mesaj vermekten kaçındı.

Lagarde, mevcut ekonomik ortamın yüksek belirsizlik taşıdığını vurguladı. Avrupa ekonomisinin önümüzdeki çeyreklerde nasıl şekilleneceğinin dikkatle değerlendirileceğini belirten Lagarde, tüm verilerin analiz edilmesi gerektiğini söyledi.

Piyasalarda ise faiz artışı beklentisi güçlenmeye başladı. Ekonomistler ve yatırımcılar, haziran toplantısında çeyrek puanlık faiz artışı ihtimalini daha yüksek fiyatlıyor.

Özel Meclis’e yürüdü CHP’de kriz derinleşti
Özel Meclis’e yürüdü CHP’de kriz derinleşti
İçeriği Görüntüle

AMB içindeki şahin üyeler de son dönemde daha sert mesajlar vermeye başladı. Avrupa Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyesi Martin Kocher, ABD ile İran arasında kalıcı bir barış anlaşması sağlanamaması halinde faiz artışının kaçınılmaz hale gelebileceğini ifade etti.

Kocher, mevcut görünümün faizleri sabit tutmak ile artırmak arasında bir karar verilmesini gerektirdiğini söyledi. Şahin üyeler özellikle enerji fiyatları kaynaklı enflasyon riskine dikkat çekiyor.

Enerji piyasalarındaki oynaklık, AMB’nin faiz patikasını yeniden şekillendiriyor. Özellikle petrol fiyatlarında yaşanan sert hareketler, Avrupa’daki enflasyon görünümü açısından kritik risk başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

Enerji riski AMB’nin kararlarını etkiliyor

ABD-İran hattındaki jeopolitik gelişmeler, Avrupa Merkez Bankası’nın para politikası üzerinde etkili olmaya başladı. Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji arz riskleri, petrol fiyatlarında yüksek oynaklık yaratırken enflasyon beklentilerini de yukarı çekiyor.

Avrupa ekonomisi son dönemde zayıf büyüme görünümü ile yüksek fiyat baskısı arasında sıkışmış durumda. Bu nedenle AMB’nin haziran toplantısında vereceği mesajlar yalnızca faiz politikası açısından değil, büyüme görünümü açısından da yakından izlenecek.