Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 15 yaş altı kullanıcılar için hazırladığı sosyal medya düzenlemesinde teknik denetim mekanizmalarına ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. Düzenleme kapsamında yaş doğrulamasının e-Devlet entegrasyonu üzerinden yapılması planlanırken, VPN kullanımını engellemeye yönelik ek güvenlik katmanları üzerinde çalışıldığı belirtiliyor.
Taslak modele göre sosyal medya platformları kullanıcıların doğrudan kimlik bilgilerine erişemeyecek. Sistem yalnızca kullanıcının yaş kriterine uygun olup olmadığı bilgisini “uygun/uygun değil” formatında platformlara iletecek. Böylece kişisel verilerin paylaşılmadan yaş doğrulamasının gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
Düzenlemede en dikkat çeken başlıklardan biri ise VPN kullanımı üzerinden yaş sınırlamasının aşılmasının önüne geçilmesi oldu. Buna göre bağlantının VPN ağı üzerinden kurulup kurulmadığı, cihaz bilgileri, SIM kart bölgesi, hesap geçmişi ve davranışsal dijital izler eş zamanlı analiz edilerek erişim kontrolleri uygulanabilecek.
Yetkililer, çocukların dijital platformlarda korunmasına yönelik düzenlemenin yalnızca yaş sınırıyla sınırlı olmayacağını, sosyal medya şirketlerine ek yükümlülükler getirileceğini belirtiyor. Platformların çocuk güvenliği sistemleri, içerik filtreleme altyapıları ve yaş doğrulama mekanizmalarına uyum sağlaması zorunlu hale gelebilecek.
Kurallara uyum sağlamayan platformlar için ise idari yaptırımlar ve erişim kısıtlamaları dahil olmak üzere ağır cezaların gündeme gelebileceği ifade ediliyor.
Dijital regülasyonlarda yeni dönem başlıyor
Türkiye’de sosyal medya düzenlemeleri son yıllarda içerik denetimi, temsilcilik zorunluluğu ve veri yönetimi başlıklarıyla genişlerken yeni düzenleme çocuk güvenliği eksenine odaklanıyor. Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ve çocuk kullanıcı koruma politikaları da küresel ölçekte benzer regülasyonların yaygınlaşmasına neden oluyor.
VPN tespiti ve davranışsal analiz gibi yöntemlerin kullanılması ise dijital mahremiyet ve veri güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. Uzmanlar, yaş doğrulama sistemlerinin çocuk güvenliğini artırabileceğini ancak veri işleme süreçlerinde şeffaflığın kritik olacağını belirtiyor.




