ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonlar birinci ayını doldururken, küresel enerji fiyatlarındaki dramatik yükseliş ABD iç siyasetinde dengeleri sarsıyor. Kasım 2026'da yapılacak kritik ara seçimler öncesinde, Başkan Donald Trump kusurlu bir diplomatik anlaşmayla sahadan çekilmek veya başkanlığını tüketebilecek uzun ve maliyetli bir çatışmayı göze almak arasında zorlu bir seçimle karşı karşıya kaldı. Meydan okuyan İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki Körfez petrol ve gaz sevkiyatlarını engellemeyi sürdürmesi, Washington'ı genişleyen bu Orta Doğu krizini kontrol altına almakta zorluyor.
Sonsuz savaş endişesi ve diplomatik arayış
Beyaz Saray kaynakları, Başkan Trump'ın kapalı kapılar ardında yardımcılarına "sonsuza dek sürecek bir savaştan" kaçınma ve müzakere yoluyla acil bir çıkış bulma talimatı verdiğini belirtiyor. ABD yönetiminin Pakistan üzerinden kurduğu arka kanal vasıtasıyla İran'a ilettiği 15 maddelik barış önerisi, bu diplomatik çıkış arayışının en somut göstergesi olarak değerlendiriliyor. Görüşmelerin başarısız olması durumunda büyük bir askeri tırmanış tehdidinde bulunulmasına rağmen, iç dinamikler barışçıl bir çözüm için yönetime baskı yapıyor.
Enerji krizi ve siyasi bedel
Trump yönetiminin sahadaki en büyük yanlış hesaplaması, Tahran'ın misilleme kapasitesi ve kapsamı oldu. İran'ın dron ve füzelerle dünya petrolünün beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı hedef alması, analistlerin "tarihteki en kötü küresel enerji arz şoku" olarak nitelendirdiği bir kriz yarattı. Pazartesi günü açıklanan güncel Reuters/Ipsos anketi, artan benzin fiyatlarının etkisiyle Trump'ın genel onay oranının Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana en düşük seviye olan yüzde 36'ya gerilediğini ortaya koydu. Cumhuriyetçi milletvekilleri, yaklaşan ara seçimler öncesi savaşın getirdiği siyasi maliyetten giderek daha fazla endişe duyuyor.
Askeri tırmanış riski ve belirsizlik
Diplomatik çabaların sonuç vermemesi halinde, ABD'nin İran'ın nükleer sahalarını hedef alacak geniş çaplı bir son hava saldırısı ("Epik Öfke Operasyonu") düzenleyip ardından zafer ilan ederek geri çekilebileceği senaryoları masada tutuluyor. Ancak uzmanlar, Hürmüz Boğazı tamamen açılmadan ilan edilecek bir zaferin piyasaları sakinleştirmeyeceğini vurguluyor. Bölgeye sevk edilen binlerce yeni ABD askeri, masada İran'ı taviz vermeye zorlayan bir unsur olarak bekletilirken, Körfez müttefikleri olası bir aceleci ABD çekilmesinin bölgeyi yaralı ve düşmanca bir komşuyla baş başa bırakacağı konusunda Washington'ı uyarıyor.




