Aynı altı aylık dönemde emekli ile memur neden farklı oranda zam alıyor? Yanıt, iki kesimin maaş artışının birbirinden bağımsız iki formülle hesaplanmasında. SSK ve Bağ-Kur emeklisinin zammı doğrudan enflasyona endeksli olduğu için Ocak-Mayıs döneminde gerçekleşen yüzde 16,61'lik fiyat artışını birebir karşılıyor. Memur ve memur emeklisinde ise zam, toplu sözleşmeden gelen sabit oran ile enflasyon farkının karması; sözleşme oranı dönem enflasyonunun gerisinde kaldığında bu grup göreli olarak geride kalıyor.
Temmuz maaş artışında tablo büyük ölçüde şekillendi. TÜİK verileriyle SSK ve Bağ-Kur emeklisi yüzde 16,6'lık zammı şimdiden garantiledi, memur ve memur emeklisinde garanti taban ise yüzde 12,41'de kaldı. İki oran arasındaki yaklaşık 4 puanlık açık, "enflasyona ezdirmiyoruz" söyleminin iki grup için aynı sonucu vermediğini gösteriyor.
İki ayrı formül, iki ayrı sonuç
SSK ve Bağ-Kur emeklisinin maaşı, 5510 sayılı Kanun gereği her yılın ocak ve temmuz döneminde geçen altı ayın TÜFE artışı kadar yükseliyor. Yani emeklinin zammı doğrudan enflasyona bağlı; dönem içinde fiyatlar ne kadar arttıysa maaş da o kadar artıyor. Ocak-Mayıs kümülatif enflasyonu yüzde 16,61 olduğu için emeklinin garanti tabanı yüzde 16,6'ya oturdu.
Memur tarafında mekanizma farklı işliyor. 8. Dönem Toplu Sözleşme, 2026'nın ikinci yarısı için yüzde 7'lik sabit zam öngörüyor. Buna bir de enflasyon farkı ekleniyor: yılın ilk yarısı için belirlenen yüzde 11'lik sözleşme eşiği aşıldığında aradaki fark maaşa yansıyor. Mayıs sonu itibarıyla bu fark yüzde 5,05 olarak hesaplandı; yüzde 7'lik zamla bileşik biçimde birleşince garanti oran yüzde 12,41'e ulaştı.
Asıl ayrımı yaratan nokta burada. Emeklinin zammı tamamen enflasyona kilitli olduğu için dönem enflasyonunu birebir takip ediyor. Memurun zammında ise sabit sözleşme oranı (yüzde 7) gerçekleşen enflasyonun altında kaldığında, fark ödemesi bu açığı ancak kısmen kapatıyor. Refah payı eklenmediği sürece memur, aynı dönemde emekliye göre göreli olarak geride kalıyor.
Emekli zammı dönem enflasyonunu birebir karşılıyor; memur zammı ise sözleşme oranı enflasyonun gerisinde kaldığında koruma gücünü yitiriyor.
Beş aylık enflasyon nasıl birikti
İki formülü de besleyen tek kaynak, TÜİK'in aylık TÜFE serisi. 2026'nın ilk beş ayında fiyatlar ocakta yüzde 4,84, şubatta yüzde 2,96, martta yüzde 1,94, nisanda yüzde 4,18 ve mayısta yüzde 1,71 arttı. Bu artışlar bileşik biçimde toplandığında Ocak-Mayıs kümülatif enflasyonu yüzde 16,61'e ulaştı. Mayısta yıllık enflasyon ise yüzde 32,61 seviyesindeydi.
Buradaki kritik ayrıntı, zammın "altı aylık" korumayı ölçmesi. Yıllık enflasyon yüzde 32'nin üzerindeyken, zam geldiği anda fiyatların çoktan artmış olması maaşın reel alım gücünü dönem boyunca eritiyor. Bu endeksleme gecikmesi her iki grubu da etkiliyor; ancak sözleşme oranı düşük kalan memurda etki daha belirgin hissediliyor.
Kesin oran 3 Temmuz'da netleşecek
Şu ana kadarki rakamlar garanti taban niteliğinde; nihai oranlar, TÜİK'in 3 Temmuz'da açıklayacağı haziran TÜFE'siyle altı aylık toplama göre kesinleşecek. Haziran enflasyonu garanti tabanların üzerine eklenecek ve her iki grubun oranını yukarı taşıyacak. Ancak haziran verisi ne çıkarsa çıksın, iki formül arasındaki yapısal fark korunacak: emeklinin zammı dönem enflasyonuna kilitli kalırken, memurun zammı sözleşme oranının gücüne bağlı olmayı sürdürecek.





