ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na destek verdi. Truth Social hesabındaki paylaşımında paktı “büyük, cesur ve önemli bir ilk adım” diye niteleyen Trump, üç ülkenin kendi savunma kapasitelerini daha güçlü biçimde geliştirebileceğini savundu.

Trump, üç ülkenin anlaşmayı imzalamasından memnuniyet duyduğunu belirterek bölge ülkelerinin güvenlik alanında daha yakın hareket ettiğini söyledi. Açıklama, ABD Başkanı’nın yeni üçlü güvenlik mekanizmasına yönelik ilk açık siyasi desteği olarak öne çıktı.

“Büyük, cesur ve önemli bir ilk adım.”

Donald Trump · Truth Social

Kolektif savunma hükmü anlaşmanın merkezinde

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının resmî anlaşma açıklamasına göre Mekke’de imzalanan metin, üç devletten herhangi birine yönelik silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılmasını hükme bağlıyor. Anlaşma aynı zamanda savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini ve kolektif caydırıcılığın güçlendirilmesini öngörüyor.

Kolektif savunma ilkesi NATO’nun 5. maddesiyle karşılaştırılsa da kamuoyuna açıklanan çerçeve iki yapının bütün hukuki ve operasyonel mekanizmalarının aynı olduğu anlamına gelmiyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın bu konudaki değerlendirmeleri ve uygulama ayrımı, Endeks24’ün Mekke Anlaşması ve NATO karşılaştırmasında ayrıntılı biçimde ele alınmıştı.

Ortak tatbikat ve askerî koordinasyon planlanıyor

Millî Savunma Bakanlığının haftalık bilgilendirmesinde üç ülkenin savunma ve dışişleri bakanları ile genelkurmay başkanları veya silahlı kuvvetler komutanlarını bir araya getirecek üst düzey siyasi ve askerî mekanizmalar kurulmasının planlandığı açıklandı.

Kara, deniz ve hava kuvvetlerinin katılacağı ortak tatbikatların yanı sıra hava savunması ve insansız sistemler alanında koordinasyon öngörülüyor. Savunma sanayiinde ise sistem tedarikinin ötesine geçilerek ortak geliştirme ve üretim, teknoloji iş birliği, bakım ve lojistik desteğinin daha kurumsal bir zemine taşınması hedefleniyor.

İnsansız ve otonom sistemler, elektronik harp ve yapay zekâ anlaşma kapsamında öncelik verilen teknoloji alanları arasında bulunuyor. Bu çerçeve Türkiye’nin savunma sanayii üretim kapasitesi, Suudi Arabistan’ın yatırım gücü ve Pakistan’ın askerî kabiliyetleri arasında daha düzenli bir iş bölümü kurulmasının önünü açabilir.

Pakt mevcut ittifakların alternatifi olarak tanımlanmıyor

Ankara, Mekke Anlaşması’nın Türkiye’nin NATO dahil mevcut ittifak ilişkilerinin yerine geçmediğini vurguluyor. Resmî açıklamalarda mekanizmanın herhangi bir üçüncü ülkeyi hedef almadığı, savunma odaklı olduğu ve bölgesel caydırıcılığı artırmayı amaçladığı belirtiliyor.

Türkiye ayrıca yapının ilerleyen dönemde yeni katılımcılara açılabileceğini bildirdi. Mısır olası katılımcılar arasında gündeme gelirken, genişlemenin mevcut tarafların ortak kararına bağlı olacağı ifade edildi.

Trump’ın desteği paktın siyasi görünürlüğünü artırdı

Trump’ın açıklaması, Mekke Anlaşması’nın yalnızca üç ülke arasındaki askerî ve savunma sanayii iş birliği başlığı olarak değil, daha geniş bölgesel güvenlik tartışmasının parçası olarak izleneceğini gösteriyor. Bununla birlikte anlaşmanın fiilî ağırlığını ortak karar süreçlerinin nasıl kurulacağı, tatbikat takvimi, savunma sanayii projelerinin kapsamı ve olası bir saldırı durumunda yardım mekanizmasının nasıl işletileceği belirleyecek.

Türkiye aynı dönemde Kızıldeniz’de deniz taşımacılığının korunmasına yönelik uluslararası koalisyon görüşmelerine de katılıyor. Mekke Anlaşması’nın kara, hava ve deniz güvenliği başlıklarında ne ölçüde kurumsallaşacağı, üçlü mekanizmanın bölgesel güvenlik mimarisindeki kalıcı rolünü belirleyen ana başlıklardan biri olacak.