ABD Donanması'na ait bir uçak gemisinin Arap Denizi'ndeki görevini sürdürmesi, Washington ile Tahran arasında haziranda belirlenen 60 günlük müzakere penceresinin 17 Ağustos'ta dolacağı güne girilirken askeri ve diplomatik baskıyı aynı anda öne çıkardı. ABD Merkez Komutanlığı, komutanı Amiral Brad Cooper'ın 15 Ağustos'ta tamamlanan bölge turunda Arap Denizi'nde görev yapan bir ABD uçak gemisini ziyaret ettiğini doğruladı. İran tarafı ise aktif bir ateşkes süresinin uzatılması için görüşme yürütüldüğü yorumunu reddediyor.
CENTCOM Arap Denizi'ndeki uçak gemisini doğruladı
ABD Merkez Komutanlığı'nın 15 Ağustos tarihli açıklamasına göre Cooper, altı ülkeyi kapsayan 10 günlük turunda Arap Denizi'nde görev yapan bir ABD Donanması uçak gemisine gitti. Açıklamada geminin adı belirtilmedi. CENTCOM aynı duyuruda Orta Doğu genelinde 50 binden fazla ABD askerinin farklı görevlerde bulunduğunu bildirdi.
Bölgesel haberlerde USS George H.W. Bush adı öne çıksa da CENTCOM'un 15 Ağustos tarihli son resmî duyurusu geminin adını vermedi. Komutanlığın daha eski kayıtları George H.W. Bush'un mayıs ayında Arap Denizi'nde, ABD 5. Filo görev alanında bulunduğunu doğruluyor. Bu nedenle güncel haberin güvenli olgusu, Arap Denizi'nde bir ABD uçak gemisinin görev yaptığı ve CENTCOM komutanının bu gemiyi ziyaret ettiği.
17 Ağustos neyin son günü?
Hazirandaki geçici çerçevede tarafların daha kapsamlı bir anlaşmaya ulaşması için 60 günlük bir dönem öngörülmüştü. İran, ABD'nin anlaşmayı daha önce ihlal ettiğini savunduğu için bu dönemi uzatılacak aktif bir ateşkes olarak tanımlamıyor.
Tahran uzatma görüşmesi olmadığını söylüyor
12 Ağustos'ta Reuters'a konuşan üst düzey İranlı bir yetkili, Tahran ile Washington arasında ateşkes süresinin uzatılmasına ilişkin görüşme yürütülmediğini söyledi. Yetkiliye göre arabulucular üzerinden ele alınan başlık, ABD'nin hazirandaki geçici anlaşmaya dönmesi ve yükümlülüklerini uygulaması için bir takvim belirlemesi.
Bu tutum, 17 Ağustos tarihinin anlamını da tartışmalı hale getiriyor. Haziranda imzalanan geçici çerçeve, nihai anlaşma için 60 günlük ve karşılıklı rızayla uzatılabilir bir dönem öngörüyordu. Ancak Washington anlaşmanın kısa süre içinde çöktüğünü, Tahran ise ABD'nin yükümlülüklerini ihlal ettiğini savundu. Bu nedenle başlıktaki "son gün", sorunsuz işleyen bir ateşkesin otomatik sona ermesinden çok, hazirandaki 60 günlük müzakere takviminin dolmasını ifade ediyor.
Hürmüz düğümü masadaki en sert başlık
Taraflar arasındaki anlaşmazlığın merkezinde Hürmüz Boğazı, İran limanlarına uygulanan ABD ablukası, yaptırımlar ve dondurulmuş İran varlıkları bulunuyor. Tahran, Washington'ın kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunurken ABD yönetimi İran'ı boğazdaki deniz trafiğini normalleştirmemekle suçluyor.
Endeks24'ün 12 Ağustos'ta yayımladığı ateşkes uzatma haberinde, Pakistan hükümeti kaynaklarının tarafların uzatma yönünde prensipte mutabakata vardığı iddiası aktarılmıştı. İranlı yetkilinin daha sonra yaptığı açıklama bu değerlendirmeye açık biçimde itiraz etti. Böylece 17 Ağustos öncesindeki diplomatik tablo, arabulucu kaynaklardan gelen iyimser mesajlarla Tahran'ın reddi arasında kaldı.
Arap Denizi'ndeki ABD uçak gemisi varlığı bu belirsizlik sürerken askeri caydırıcılığın en görünür unsurlarından biri olmaya devam ediyor. Diplomatik açıdan belirleyici olan ise 17 Ağustos sonrasında yeni bir takvim açıklanıp açıklanmayacağı ve Hürmüz başlığında tarafları yeniden müzakere zeminine taşıyacak bir formül çıkıp çıkmayacağı olacak.





