ABD Başkanı Donald Trump, İran liderliğinin müzakere metnini onayladığını açıklayarak Perşembe akşamı planlanan hava saldırılarını iptal etti ve imza töreninin yakın olduğunu duyurdu. Saat farkı birkaç saati geçmeden İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı, müzakere ekibine yakın kaynaklara dayanarak Tahran'ın henüz herhangi bir mutabakat metni üzerinde anlaşmaya varmadığını bildirdi.
180°derecelik dönüş: Trump önce Hark Adası'nı almayı ilan etti, birkaç saat içinde saldırıları iptal ettiğini açıkladı.
Trump, Truth Social'dan yaptığı açıklamada görüşmelerin "İran liderliğinin en üst düzeyine taşınarak onaylanmış olduğunu" belirtti. ABD, İsrail, Suudi Arabistan, Türkiye, Pakistan, Katar ve diğer tarafların hem genel çerçeve hem de ayrıntılar üzerinde mutabakata vardığını ileri süren Trump, imza töreninin yer ve tarihini kısa sürede açıklayacağını söyledi. Deniz ablukasının nihai anlaşmaya kadar yürürlükte kalacağını da ekledi.
İki tarafın tutumu yan yana
Fars'a konuşan kaynaklar Trump'ın sözlerini "doğru ve yalanın karışımı" olarak nitelendirip "sahte zafer sergileme çabası" ifadesini kullandı. Tahran, anlaşmanın nihai hale gelmesi durumunda önce arabulucu Pakistan'ı ve ardından kamuoyunu bilgilendireceğini önceki açıklamalarında belirtmişti; bu kanaldan henüz herhangi bir teyit gelmedi.
Bazı Batılı kaynakların mutabakat zaptının tamamlandığı ve yalnızca resmi duyuruyu beklediği yönündeki iddiaları gerçeği yansıtmıyor; metin henüz tamamlanmamıştır.
İran müzakere ekibine yakın kaynak, Fars Haber AjansıMasadaki taslağın içeriği
Haftalardır müzakere edilen 60 günlük taslak mutabakat; ateşkesin uzatılmasını, Hürmüz Boğazı'nın kısıtlamasız ticari geçişe açılmasını ve İran'ın 30 gün içinde boğazdaki mayınları temizlemesini öngörüyor. Buna karşılık ABD'nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldırması planlanıyor. Nükleer taahhütler ise 60 günlük süreçte ayrıca müzakere edilecek başlıklar arasında yer alıyor; İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoğunun tasfiyesi ve zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması bu sürecin öncelikli gündem maddeleri.
Axios'un daha önce aktardığına göre Trump, metnin nükleer madde bölümüne ilişkin değişiklik talep etmişti; bu istek, taraflar arasında yeni bir yazışma turunu başlatmıştı. Taslak bu haliyle İran'dan "nükleer silah geliştirmeme" taahhüdü içeriyor ancak daha somut kısıtlamalar 60 günlük süreç için ertelenmiş durumda. İsrail ise bu çerçeveyi yetersiz bularak, zenginleştirilmiş uranyumun kaderine dair net bir hüküm olmaksızın herhangi bir anlaşmaya mesafeli yaklaşıyor.
Türkiye ve bölgesel dinamik
Trump'ın açıklamasında onay verdiğini ileri sürdüğü ülkeler arasında Türkiye de yer alıyor. Ankara'nın listede görünmesi, Türkiye'nin Körfez krizinde sessiz bir arabuluculuk rolü üstlendiğine işaret ediyor. Öte yandan İran, nihai mutabakat halinde Pakistan'ın bilgilendirileceğini daha önce teyit etmişti; bu da Islamabad'ın öne çıkan diplomatik kanal konumunu koruduğunu gösteriyor.
Piyasalar açısından tablonun önemi büyük. Boğazın açılması, enerji taşımacılığı üzerindeki baskıyı hafifletecek ve petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilecek. Buna karşın savaşın dördüncü ayına girilirken karşılıklı çelişen açıklamalar, kalıcı bir ateşkes ortamının henüz sağlanamadığına işaret ediyor.





