Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt, düzenlediği basın brifinginde ABD dış politikasının yeni dönemdeki finansal rotasına dair kritik açıklamalarda bulundu. Trump'ın Arap ülkelerini "İran savaşının maliyetini ödemeye" çağırma niyetinde olduğunu belirten Leavitt, bu konunun ilerleyen günlerde daha somut adımlarla gündeme geleceğini işaret etti. Başkan Trump'ın "önce Amerika" stratejisinin bir uzantısı olarak görülen bu yaklaşım, bölgesel güvenlik harcamalarında müttefiklerin daha fazla sorumluluk almasını öngörüyor.
Tahran ile yürütülen gizli diplomasi trafiği
Washington ve Tahran arasındaki gerilim tırmanırken, Leavitt kamuoyuna yansıyan sert söylemlerin aksine arka kapı diplomasisinin devam ettiğini vurguladı. İran rejiminin kamuya yaptığı açıklamalar ile ABD’li yetkililere özel olarak ilettiği mesajların "taban tabana zıt" olduğunu ifade eden Leavitt, görüşmelerin yapıcı bir seyir izlediğini ancak Tahran’ın sözlerinin sahada test edileceğini belirtti. Bu durum, Trump yönetiminin hem askeri caydırıcılığı hem de diplomatik pazarlığı eş zamanlı yürüttüğünü gösteriyor.

Enerji tesisleri ve Hürmüz Boğazı uyarısı
Başkan Trump, haftanın ilk gününde yaptığı açıklamada Tahran’ın barış önerilerini "gerçek dışı" olarak nitelendirmesine tepki gösterdi. İsrail’e yönelik füze saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nın kritik bir eşik olduğunu hatırlatan Trump, Boğaz’ın uluslararası trafiğe kapatılması veya aksatılması durumunda İran’ın enerji santralleri ve petrol kuyularının doğrudan hedef alınacağı uyarısını yineledi. Bu restleşme, küresel petrol arz güvenliği üzerindeki baskıyı artırıyor





