Suriye'de 8 Aralık 2025'te yaşanan yönetim değişikliğinin ardından, Ankara bölgenin enerji altyapısını ayağa kaldırmak için kapsamlı bir operasyon başlattı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suriye'nin yeniden inşası için yaklaşık 300 milyar dolarlık bir kaynağa ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Bu kaynağın yaratılmasında ülkenin yer altı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılması kritik bir rol oynayacak. Türkiye'den gönderilen uzman heyetlerin maden sahalarındaki incelemeleri sürerken, enerji arz güvenliği için stratejik adımlar bir bir devreye alınıyor.
Dev konsorsiyumdan 7 milyar dolarlık imza
Türkiye'den KALYON Holding ve CENGİZ Holding, Katar'dan UCC ve ABD'den Power International şirketlerinin oluşturduğu dev konsorsiyum, Suriye'nin enerji geleceğine yön verecek. Kasım 2025'te imzalanan anlaşma kapsamında 7 milyar dolarlık yatırımla toplam 5 bin megavat kurulu güce ulaşacak 4 doğalgaz kombine çevrim santrali ve 1 güneş enerjisi santrali inşa edilecek. Bu yatırımlar, ülkenin kronikleşen elektrik sorununu çözerek sanayi ve sosyal hayatın normale dönmesini hızlandıracak.
Enerji koridoru ve petrol üretimi
Türkiye, 2 Ağustos 2025 tarihinde Kilis üzerinden Suriye'ye ilk doğalgaz akışını başlatarak enerji köprüsü görevini üstlenmişti. Azerbaycan gazının SOCAR, Katar ve Türkiye ortaklığıyla bölgeye ulaştırılması, ticari bir faaliyet olarak kayıtlara geçerken finansman tarafında Katar’ın güçlü desteği dikkat çekiyor. Maden ve petrol sahalarında ise TPAO’nun devreye girmesi hedefleniyor. Savaştan önce günlük 330 bin varil olan, ancak günümüzde 25-30 bin varile kadar gerileyen petrol üretiminin tekrar eski seviyelerine çıkarılması için teknik görüşmeler sürdürülüyor.
ANALİZ:
Suriye enerji denklemini rasyonel büyüme modellerimiz ve bölgesel risk projeksiyonlarımızla incelediğimizde, süreçteki ekonomik kazanım dengesi şu şekilde netleşiyor:
Türkiye'nin Suriye altyapısındaki "operatör ülke" pozisyonu, sadece inşaat ve enerji ihracatıyla sınırlı kalmayıp, bölgedeki yeraltı kaynaklarının dünya pazarlarına ulaştırılmasında stratejik bir hub (merkez) olma potansiyelini güçlendiriyor. 2026 yılı projeksiyonlarında, TPAO’nun üretim artırıcı teknolojilerini bölgeye transfer etmesi, operasyonel performans verimliliğini %300’ün üzerinde artırabilecek bir yapısal direnç kırılmasını işaret etmektedir. Katar finansmanıyla desteklenen bu model, Türk enerji şirketleri için 2027 ve sonrasında ciddi bir nakit akışı ve ölçek ekonomisi potansiyeli yaratmaktadır.
Bölgesel risk değişimini küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, özellikle maden ve petrol üretiminin kademeli artışının Türkiye'nin cari dengesine dolaylı katkı sağlayacağını ve bölgesel enerji maliyetlerini normalize edeceğini öngörüyor. 300 milyar dolarlık bu devasa dönüşümün enerji bacağı, Türk sanayisinin dış pazarlardaki mühendislik otoritesini tescilleyen rasyonel bir genişleme stratejisidir.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Suriye enerji rehabilitasyonunun bölgesel ticaret ve arz güvenliği projeksiyonu
Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




