Türkiye’de mülkiyet hakkı tartışmalarının merkezinde yer alan orman sınırı ve tapu iptali sorunları için hazırlanan kapsamlı yasa teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu. Yeni düzenleme, kadastro çalışmaları sırasında orman alanı olarak belirlenen ve tapuları iptal edilen taşınmazların hak sahiplerine iadesinin önünü açıyor. Yaklaşık 3 milyon vatandaşı doğrudan ilgilendiren bu adım, on yıllardır süregelen hukuk mücadelelerini sonlandırmayı hedefliyor.
Kamu maliyesinde yarım trilyonluk tasarruf
Yasa teklifinin gerekçesinde, devletin üzerindeki ağır tazminat yüküne dikkat çekiliyor. AK Parti Grup Başkanı Güler tarafından yapılan açıklamaya göre, düzenleme sayesinde devletin mülkiyet davalarından kaynaklanan yaklaşık 516 milyar liralık tazminat, faiz ve yargılama gideri yükü ortadan kalkacak. Bu meblağ, kamu maliyesi üzerindeki sistemik risklerin azaltılması açısından kritik bir eşik olarak kabul ediliyor.
Mülkiyet güvenliği ve likidite artışı
Düzenleme kapsamında tapu kütüklerinde yer alan "orman şerhleri" tamamen kaldırılacak. Geçmişte davası sonuçlanan veya devam eden 80 bin taşınmazın durumu yeniden değerlendirilecek. Mülkiyet güvenliğinin tesis edilmesiyle birlikte, atıl durumda kalan arazilerin gayrimenkul piyasasına kazandırılması ve ekonomik likiditenin artması bekleniyor. Ayrıca iade edilen alanlar kadar yeni ağaçlandırma sahalarının oluşturulmasıyla ekolojik dengenin korunması hedefleniyor.
DSİ arazileri için satış imkanı
Teklifin bir diğer önemli maddesi ise Devlet Su İşleri (DSİ) mülkiyetindeki arazileri kapsıyor. İmar planı içinde 400 metrekare, imar dışında ise 4 bin metrekareye kadar olan baraj koruma bölgesi veya atıl sulama sahası niteliğindeki araziler, rayiç bedel üzerinden hissedarlara satılabilecek. Bu hamle, hem tarımsal verimliliği desteklemeyi hem de kamuya doğrudan gelir sağlamayı amaçlıyor.
Meclis’e sunulan yasa teklifi verilerini makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, süreçteki risk ve fırsat dengesi şu şekilde netleşiyor:
ANALİZ:
Türkiye’nin mülkiyet hukukundaki en büyük yapısal dirençlerinden biri olan orman sınırı ihtilaflarının çözüme kavuşturulması, gayrimenkul piyasasında "donuk varlık" olarak nitelenen milyarlarca liralık değerin ekonomiye kazandırılması anlamına geliyor. 516 milyar liralık kamu yükünün tasfiyesi, 2026 yılı bütçe disiplini açısından beklenmedik pozitif bir sapma yaratabilir. Özellikle 3 milyon vatandaşın mülkiyet güvenliğinin sağlanması, kırsal ve çeper bölgelerdeki gayrimenkul hareketliliğini orta vadede %15-20 bandında yukarı çekme potansiyeli taşıyor. Sürecin risk tarafında ise iade edilen arazilerin yapılaşma baskısıyla karşılaşma ihtimali bulunuyor; ancak yasa teklifindeki "ağaçlandırma dengesi" şartı bu riski minimize etmeyi hedefleyen rasyonel bir bariyer olarak öne çıkıyor. DSİ arazilerinin rayiç bedel üzerinden satışı ise yerel ekonomilerde mikro ölçekli bir sermaye transferi başlatacaktır.
ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Kamu maliyesinde tazminat yükünün tasfiyesi ve mülkiyet likiditesiŞeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.




