Emekli aylıklarına ek zam için bütçede kaynak oluştu
Emekli aylıklarına ek zam için bütçede kaynak oluştu
İçeriği Görüntüle

Küresel ölçekte 170 ülkeye yayılan ve günlük 800 milyondan fazla izleyiciye ulaşan Türk dizi sektörü, tarihinin en zorlu ekonomik sınavını veriyor. Financial Times tarafından yayımlanan kapsamlı analizde, Türkiye’nin yumuşak gücü olarak kabul edilen bu dev ekosistemin, artan prodüksiyon giderleri ve eriyen reklam gelirleri kıskacında olduğu vurgulandı. Sektör temsilcileri, maliyet artışlarının Türkiye’yi İspanya gibi Avrupa’nın güçlü rakiplerinin dahi üzerine taşıdığına dikkat çekiyor.

Maliyetler Avrupa standartlarının üzerine çıktı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine ve sektör paydaşlarının değerlendirmelerine göre, Türkiye’de bir dizinin bir saatlik üretim maliyeti 2026 yılı itibarıyla 240 bin dolar eşiğini geçti. Bu rakam, Türkiye'nin yıllardır sürdürdüğü "hızlı ve uygun maliyetli kaliteli içerik" modelini sarsarken, uluslararası satışlarda rekabet avantajının kaybedilmesi riskini doğuruyor. Sektörün önde gelen dağıtımcıları, mevcut tablo nedeniyle artık sadece "süper hit" potansiyeli taşıyan projelerin onay alabildiğini, risk alma iştahının ise dibe vurduğunu belirtiyor.

Ekonomik sıkışma ve yapısal riskler

Dizi sektöründeki bu tıkanma, Türkiye ekonomisinin genelindeki enflasyonist etkilerden ve reel kur değişimlerinden bağımsız gelişmiyor. 2022 yılından bu yana süregelen yüksek enflasyonun iş gücü, ekipman ve lojistik maliyetlerine yansıması, dolar bazlı maliyetleri yukarı çekmiş durumda. Uzmanlar, prodüksiyon hacmindeki olası bir düşüşün sadece yapımcıları değil; tekstilden turizme kadar dizilerin yarattığı dolaylı ihracat kanallarını da olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıyor.

Bölgesel risk değişimini küresel piyasa hassasiyetleriyle rasyonalize eden modellerimiz, tabloda şu stratejik alanları işaret ediyor:

ANALİZ:

Türk dizi sektörü, Türkiye’nin hizmet ihracatı kalemleri içerisinde en yüksek katma değer çarpanına sahip alanlardan biridir. Ancak saatlik maliyetin 240 bin dolara ulaşması, "birim maliyet / küresel erişim" dengesini bozmaktadır. Makro projeksiyon setlerimizle incelediğimizde, sektördeki bu maliyet artışının temelinde sadece enflasyon değil, aynı zamanda nitelikli iş gücü maliyetlerindeki dolar bazlı yükselişin de yattığı görülmektedir. Sistemik risk noktamız, reklam gelirlerinin bu maliyet artışını kompanse edememesi ve lokal kanalların finansal taşıma kapasitesinin aşılmasıdır. Bu durum, sektörün "hacim odaklı" modelden "niş ve yüksek bütçeli" bir yapıya evrilmesini zorunlu kılmaktadır. Eğer prodüksiyon verimliliği artırılamazsa, 2027 projeksiyonlarında hizmet ihracatı büyüme hızında yavaşlama kaçınılmazdır.

ENDEKS24 ANALİZ MASASI
Hizmet ihracatında maliyet enflasyonu ve kültürel sermayenin sürdürülebilirlik analizi

Şeffaflık ve Metodoloji Beyanı: Küçük yatırımcıyı koruma ve doğru bilgilendirme misyonumuz kapsamında; bu analiz Endeks24 Analiz ve Araştırma Kurulu denetiminde, rasyonel metodolojilerle hazırlanmıştır. Kurul yapımız ve analiz ilkelerimiz hakkında detaylı bilgi için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

LİNK : https://www.endeks24.com/analiz-ve-arastirma-kurulu

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir.