Türkiye otomotiv sanayiinde üretim temposu 2026’nın ilk dört ayında zayıfladı. OTOMOTİV Sanayii Derneği’nin (OSD) açıkladığı verilere göre toplam üretim geçen yılın aynı dönemine göre %3 düşerek 448 bin 428 adede geriledi. Asıl sert kırılma otomobil tarafında oluştu. Otomobil üretimi %15 düşüşle 250 bin 276 adede indi.
Veriler, iç pazardaki maliyet baskısı ve ihracat tarafındaki talep zayıflığının üretim dengelerini değiştirdiğine işaret ediyor. Buna karşın ticari araç grubunda üretim %17 arttı. Ağır ticari araç üretimindeki artış %20’ye ulaşırken hafif ticari araç tarafında da %17 yükseliş kaydedildi.
Sektörün dikkatle izlediği kapasite kullanım oranı ise %63 seviyesinde kaldı. Hafif araç grubunda kapasite kullanımı %64 olurken kamyon grubunda oran %59’da kaldı. Otobüs-midibüs üretiminde kapasite kullanım oranı %70’e ulaştı. Traktör tarafındaki %28’lik oran ise tarım ekipmanlarında talep baskısının sürdüğünü gösterdi.
Asıl kritik eşik otomobil üretimindeki sert daralmada oluştu. Çünkü sektörün toplam üretim yapısı içinde otomobiller halen en yüksek ağırlığı taşıyor. Elektrikli araç dönüşümü, Avrupa talebindeki yavaşlama ve maliyet baskısı üretim planlamalarında yeniden ayarlamaları gündeme taşıyor.
Ticari araç tarafı ayrıştı
Ticari araç üretimindeki yükseliş sektör içindeki yön değişimini netleştirdi. Avrupa lojistik talebinin ağır ticari araç siparişlerini desteklediği değerlendirilirken iç pazardaki filo yenileme eğilimi de hafif ticari araç üretimini destekleyen başlıklar arasında yer aldı.
Buna rağmen otomobil üretimindeki sert düşüş toplam sanayi performansını baskılamaya devam ediyor. Özellikle Avrupa Birliği pazarındaki büyüme kaybı Türkiye’nin ihracat odaklı üretim modelini daha hassas hale getiriyor.
Piyasanın odaklandığı temel risk ise kapasite kullanımındaki zayıf görünüm oldu. %63’lük oran, sektörün tam kapasiteye göre halen önemli ölçüde düşük seviyede çalıştığını gösteriyor. Üretim maliyetlerindeki yükselişin devam etmesi halinde ikinci yarıda marj baskısının büyüyebileceği değerlendiriliyor.




