TotalEnergies, Hürmüz Boğazı'na bağımlılığı azaltacak iki petrol koridoruna sermaye koymaya hazırlanıyor. CEO Patrick Pouyanné, şirketin Abu Dabi'nin Fujairah üzerinden ihracat kapasitesini büyütecek projeye ve Irak petrolünü Suriye üzerinden Akdeniz'e taşıması planlanan hatta ortak olacağını açıkladı. Yatırım tutarı ve TotalEnergies'in alacağı paylar henüz açıklanmadı.
Stavanger'daki ONS enerji konferansında konuşan Pouyanné'nin açıklaması, Körfez üreticilerinin İran savaşı sırasında Hürmüz'deki ağır kesintilerden sonra ihracat rotalarını çeşitlendirme çabasına özel sektör sermayesinin daha doğrudan girmeye başladığını gösteriyor. Reuters'ın konferanstan aktardığına göre Fransız enerji şirketi, iki projeyi de gelecekteki sevkiyat güvenliği açısından yatırım yapılacak alternatif çıkışlar olarak görüyor.
Fujairah mevcut altyapıyla öne çıkıyor
BAE'nin Habshan-Fujairah boru hattı, Abu Dabi'deki sahalardan Umman Körfezi kıyısına günlük 1,8 milyon varile kadar ham petrol taşıyabiliyor. Hat, yüklerin Hürmüz Boğazı'na girmeden uluslararası pazara çıkmasına imkan verdiği için kriz döneminde bölgenin en değerli mevcut baypas altyapılarından biri haline geldi. Abu Dabi, Fujairah üzerinden toplam ihracat kapasitesini 2027'ye kadar yaklaşık iki katına çıkarmayı hedefliyor.
Pouyanné'nin son taahhüdü ani bir yön değişikliği değil. TotalEnergies'in ilk çeyrek yatırımcı görüşmesinde CEO, Körfez ülkelerinde Hürmüz'ü aşacak boru hattı projelerinin yeniden gündeme geldiğini, Fujairah kapasitesinin büyütülmesi ile Suriye üzerinden eski Irak koridorlarının canlandırılmasının tartışıldığını söylemişti. ONS'taki açıklama, bu stratejik değerlendirmeyi şirket düzeyinde doğrudan yatırım niyetine taşıdı.
Irak için Akdeniz çıkışı daha uzun vadeli
Irak-Suriye hattı ise Fujairah projesinden daha erken bir geliştirme aşamasında. Reuters'ın 17 Ağustos'ta kaynaklara dayandırdığı habere göre yeni koridorun günlük yaklaşık 2 milyon varil taşıması hedefleniyor. Mevcut Kerkük-Baniyas hattının yeniden kullanılmasının teknik olarak uygun görülmemesi nedeniyle yeni altyapı öne çıkıyor; projenin en az 15 milyar dolara mal olabileceği ve tamamlanmasının en az dört yıl sürebileceği tahmin ediliyor.
Bu süre, Bağdat'ın kısa vadede yalnız Suriye seçeneğine yaslanamayacağı anlamına geliyor. Irak aynı zamanda Türkiye üzerinden Ceyhan sevkiyatını büyütmeye ve Ürdün'ün Akabe Limanı yönünde yeni bir koridor geliştirmeye çalışıyor. Suriye kıyısının Hürmüz'e alternatif olma potansiyeli, Baniyas merkezli enerji koridoru planlarında da öne çıkmıştı.
TotalEnergies iki projeye de sermaye koyacağını açıkladı ancak ne kadar yatırım yapacağını, hangi payları alacağını veya söz konusu yatırımların hangi takvimle bağlayıcı sözleşmeye dönüşeceğini duyurmadı. Bu nedenle açıklama, tamamlanmış finansman kararı değil, kamuya ilan edilmiş yatırım niyeti olarak değerlendiriliyor.
Hürmüz riski rota ekonomisini değiştirdi
Savaş öncesinde küresel petrol ve LNG arzının yaklaşık beşte biri Hürmüz'den geçiyordu. Aylar süren kesintiler, boğazın yalnız jeopolitik bir risk noktası değil, üreticilerin satış yapabilme kapasitesini sınırlayan fiziksel bir darboğaz olduğunu gösterdi. Pouyanné, TotalEnergies'in Irak ve Katar petrolünde büyük bir tüccar olduğunu belirterek alternatif rotalara özkaynak ayırmayı şirket açısından gerekli gördüğünü söyledi.
Bu tablo, Körfez'de yeni yarışın yalnız daha fazla petrol üretmek değil, üretilen varili Hürmüz'e ihtiyaç duymadan pazara çıkarabilmek üzerine kurulduğunu gösteriyor. Fujairah'ın mevcut altyapısı kısa vadede avantaj sağlarken, Suriye ve diğer kara koridorları daha yüksek maliyetli fakat stratejik çeşitlendirme sağlayabilecek uzun vadeli seçenekler olarak öne çıkıyor.





